KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/266 E., 2013/24025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2013
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 152 ada 29, 31 ve 48 parsel sayılı sırasıyla 7923,70 m2, 6029,87 m2 ve 11009,40 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ... ve arkadaşları tarafından tapu kaydına dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde davalılar ..., ... ...ve ... aleyhine ayrı ayrı açılan elatmanın önlenmesi davaları birleştirilmek suretiyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 152 ada 29, 31 ve 48 parsel sayılı taşınmazların payları oranında davacı ... ve arkadaşları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu bozma kararında belirtilen şekilde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, yerel mahkeme yönünden de zorunluluk doğar. Bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Ne var ki, mahkemece Hukuk Genel Kurulu bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamında özetle; davacı tarafın tutunduğu 11.3.1940 tarih ve 36 sayılı tapu kaydının 345 hektar miktarında olduğu, çekişmeli yere ilişkin olarak düzenlenen haritanın 645 hektar alanı kapsadığı, davacı taraf tapu kaydının Kazanderesi Akıntısı, Küpeler Merası, Taş Döküntüsü Karşılığı, Su Uçtuğu gibi gayri sabit hudutlar içerdiği, tapu kaydının kapsamının değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi gerektiği, mahallinde yeniden keşif yapılarak davacının tutunduğu tapu kaydının kapsamı belirlenmek suretiyle dava konusu taşınmazların davacı tapusu kapsamında kalıp kalmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması” gereğine değinilmiştir.
O halde Hukuk Genel Kurulu bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/266, K. 2013/24025, 30 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama