KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/26858 E., 2013/23059 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bakanlığı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığını ve feshin geçerli nedenlere dayanmadığı belirtilerek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İdare vekili, husumet itirazında bulunarak taşeron firmaların da davaya dahil edilmesi gerektiğini idarenin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dahili davalı şirket ise yazılı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin muvazalı olduğunu ve yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine karar verilirken, işe başlatılmama tazminatı davacı işçinin 6 aylık ücreti tutarında belirlenmiş olup dahili davalı şirket yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı
Sendikalar Kanununun 31.maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halide işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre davacının yaklaşık 11 yıllık kıdemi olduğu, iş sözleşmesinin feshine dair herhangi bir delil sunulmadığı ve feshin haklı nedene dayandığı da savunulmadığına göre işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın fesih nedeni ve çalışma süresi dikkate alınarak 5 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez.
Somut olayda iyiniyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.'nun 2.maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince muvazaalı işlemi yapan dahili davalı... Şirketinin, davacının... Bakanlığı'na süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı 4 aya kadar ücret ve diğer haklarından, davacının...
Bakanlığı tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde hakedeceği 5 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminat alacağından daha açık bir anlatımla davalı ... Bakanlığı'nın davacının iş akdini geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (HGK.'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı)
Bu nedenle mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının baştan beri davalı idare işçisi olduğu belirtilerek davalı idareye işe iadesine karar verilmesi isabetli ise de maddi sorumluluk açısından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmemesi hatalı olup bu yön kararı temyiz eden davalı ../..
Sağlık Bakanlığınında hak alanını ilgilendirdiğinden 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/26858, K. 2013/23059, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama