KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/27356 E., 2013/23748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2013
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını,iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının devamsızlık yaptığını, işe dön ihtarlarına cevap vermediğini, devamsızlık nedeni ile sözleşmeye haklı olarak son verildiğini, fazla mesai yapmadığını, tatil günlerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı işverence ispat edilemediği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ve ulusal bayram genel tatil çalışmasın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır
Somut olayda; hükme esas bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının haftada 16 saat fazla mesai yaptığı, ayrıca dini bayramlar dışındaki genel tatillerde ve milli bayram günlerinde çalıştığı kabul edilerek sözü edilen alacaklar hesap edilmiş, mahkeme tarafından hakkaniyet indirimi yapılarak alacaklar hüküm altına alınmıştır. Dosya içinde davacının işe giriş çıkış saatlerini gösteren biri UYAP üzerinden gönderiler biri de davalı şirket tarafından 28/02/2012 tarihli yazı ekinde sunulan iki adet kart okuma kayıtları bulunmaktadır.
Mahkemece dosyaya sunulan her iki çizelgenin birbiri ile çelişkili olduğu, örnek kabilinden olmak üzere 13/12/2005 tarihinde bir çizelgede çıkış saati 18.45, diğer çizelgede 21.37, yine 14/12/2005 tarihinde bir çizelge 18.45 diğer çizelgede 20.48 saati çıkış saati olarak göründüğü, bunun gibi diğer tarihlerde de çelişkiler sözkonusu olduğu, dosyaya davalı tarafça sunulan işe giriş çıkışları gösteren 28/12/2012 tarihli (esasında 28/02/2012 tarihli) kart dökümlerinin incelenmesinde giriş-çıkış saatlerinin davacı ve davalı tanıklarının beyanları ile uyuşmadığı, işe giriş-çıkış çizelgelerinde çıkış saatinin 19.00'dan önce olduğu,
daha geç bir çıkışın bulunmadığı, bazı günlerde ise çıkış saatinin yazılı olmadığı, oysa davalı tanıklarının dahi ayda 3-5 gün 20.45-21.00 mesaisi yapıldığını beyan ettiği, giriş-çıkış çizelgelerinin gerçeği yansıtmadığı, kart okuma çizelgelerinin davalı şirket dışında başka bir şirket tarafından tutulduğunun belirtilmediği, ayrıca kayıtlarda davacının imzasının bulunmadığı gerekçesi ile bu kayıtlara itibar edilmemiştir.
Dosya içinde bulunan kayıtlardan UYAP üzerinden gönderileni tanık anlatımları ile uyumlu olup ayrıca davacı lehinedir. Kart okuma kayıtlarında davacının imzasının bulunması da mümkün olmayacağından UYAP üzerinden gönderilen ve dosya kapsamına uygun olan kart okuma kayıtlarına göre fazla mesai ve milli bayram-genel tatil çalışma ücretinin hesap edilmesi gerekirken tanık anlatımlarına göre sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. 3-Davalı şirketin isminin “... Kon.San.Tic.A.Ş.” olmasına rağmen karar başlığında “...” olarak yazılması da ayrı bir bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/27356, K. 2013/23748, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama