KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2746 E., 2013/7156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2013
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davalı işveren tarafından taraflar arasındaki iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, ancak davacının kıdem ve ihbar tazminatının eksik ödendiğini, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ise ödenmediğini belirterek söz konusu alacakların tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin işverence geçerli nedene dayanılarak feshedildiğini, davacının tüm alacaklarının ödenmiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamalıdır. İşçinin imzasını taşıyan bordroların sahteliği ortaya konmadıkça bu bordrolardaki fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödendiği kabul edilir. İşyerine giriş çıkış kayıtları vb. belgeler fazla çalışmayı, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmasını ispat vasıtasıdır. Yazılı belge bulunmaması halinde ise tanık anlatımlarına göre değerlendirme yapılması gerekir.
Bordrolardaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde ilgili bordronun kapsadığı ay ile ilgili davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretini aldığı kabul edilmelidir. Eğer bordrolar ihtirazi kayıt konulmak suretiyle imzalanmışsa bordroda belirtilenden daha fazla süre ile çalıştığını davacı taraf her türlü delil ile ispatlayabilir.
Davalı işverence dosyaya davacının imzasını içeren bordrolar sunulduğu ve bordroların bir kısmında fazla çalışma,hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ödemeleri yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle davacıdan anılan belgelerdeki imzaların kendisine ait olup olmadığı sorulmalı, imzanın inkar edilmesi halinde imza incelemesi yapılmalı, imzanın davacıya ait olup olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.
İmzaların davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde dosyaya takograf kayıtları sunulmakla bu kayıtların çözümlemesi yaptırılmalı ve bordroda ödemesi yapılan tutarları aşan bir çalışmanın söz konusu olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu kayıtlarda bordroda ödemesi yapılan tutarları aşan bir çalışma tespit edilemez ise yukarıda belirtilen şekilde fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ödemesi bulunan aylar bakımından gerekli ödemelerin yapıldığı kabul edilerek hesaplamada bu ayların dışlanması suretiyle alacak miktarları belirlenmelidir.
İşçiye ödenecek aylık işçilik ücreti 30 günlük tutar üzerinden hesaplanmakta olup hafta tatili hesabında bordrolar incelenirken bu hususa ayrıca dikkat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece sırf tanık ifadelerine itibar edilerek yukarıda belirtilen alacak kalemlerine dair bordrolarda gösterilen tutarların saat 18.00'den sonraki çalışmalara ilişkin olduğunun kabulü ile bordro kayıtlarının dikkate alınmaması isabetsiz olup bozma nedenidir.
Ayrıca kabule göre de fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatili ücretlerinin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini aldığı halde ve mahkemece tanık ifadelerine göre mesai saatlerinin belirlenmesine karşın hakkaniyet indirimine gidilmemesi de hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2746, K. 2013/7156, 22 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama