KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2851 E., 2013/12687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
Karar Metni
2.399 kelime·12 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile davacı... mirasçısı ..., davacı ... mirasçısı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 1655 parsel sayılı 29850 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 1654 parsel sayılı taşınmaza uygulanan, 2609 parsel sayılı 83600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 2603 parsel sayılı taşınmaza uygulanan, 2762 parsel sayılı 44550 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 2761 parsel sayılı taşınmaza uygulanan, 2872 parsel sayılı 101400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 1520 parsel sayılı taşınmaza uygulanan, 5431, 5432, 5433, 5434, 5435, 5436 ve 5437 parsel sayılı sırasıyla 60100 m2, 18300 m2, 17050 m2, 8700 m2 7400 m2, 20250 m2 ve 26100 m2 yüzölçümündeki,
parsel sayılı taşınmazlar dava dışı 4478 ila 4484 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının miktar fazlası olarak, 2302 parsel sayılı 12050 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 2301 parsel sayılı taşınmazın, 2596 parsel sayılı 53000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 2594 ve 2595 parsel sayılı taşınmazların, 2600 parsel sayılı 17350 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 2599 parsel sayılı taşınmazın, 2602 parsel sayılı 31400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 2601 parsel sayılı taşınmazın 4599 ve 4600 parsel sayılı sırasıyla 23350 m2 ve 16250 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı 4597 ve 4598 parsel sayılı taşınmazların,
4606, 4607, 4608 ve 4609 parsel sayılı sırasıyla 15500 m2, 21150 m2, 19600 m2 ve 25250 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı 4602, 4603, 4604, 4605 parsel sayılı taşınmazların, 4594 parsel sayılı 22500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 4593 parsel sayılı taşınmazın 20 dönüm fazlası olarak, 5274 ve 5275 parsel sayılı sırasıyla 33350 m2 ve 20750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 5272 ve 5273 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan, 5379 parsel sayılı 20000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 5414 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olarak,
2764, 2765, 2766, 2767, 5271 ve 5415 parsel sayılı sırasıyla 8350 m2, 8600 m2, 15750 m2, 20100 m2, 25400 m2 ve 16300 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 50 dönümü geçtiği gerekçesiyle, 4526, 4601, 4610, 4611, 4612, 4613, 4615, 4616, 4614, parsel sayılı sırasıyla 51850 m2, 32600 m2, 7080 m2, 9950 m2, 11850 m2, 78100 m2, 30100 m2, 27150 m2 ve 35400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar zilyetlik süresi dolmadığından söz edilerek davalı Hazine adına, 1076 ve 2763 parsel sayılı sırasıyla 3400 m2 ve 281400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... dava konusu 4613, 4594, 4609, 5415, 5437, 5432 parsel sayılı taşınmazlara yönelik, davacı... 4611, 4615, 4607, 4599, 5379, 5434, 5275 parsel sayılı taşınmazlara yönelik, davacı... 4600, 4606, 4610, 4616, 5435, 5436, 5274 parsel sayılı taşınmazlara yönelik, davacı ... 5431 parsel sayılı taşınmaza yönelik, davacı ...
1076, 5271, 4608, 4601, 4612, 4614, 4526 parsel sayılı taşınmazlara yönelik, davacı ... dava konusu 5433 parsel sayılı taşınmaza yönelik, davacı ...,... ve arkadaşları ise 1655, 2302, 2596, 2600, 2602, 2609, 2762, 2763, 2764, 2765, 2766, 2767 ve 2872 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ayrı ayrı tapu kaydına, vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle ve araştırmaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1655, 2302, 2609, 2762, 2763, 2764, 2765, 2766, 2767, 2872 parsellere yönelik açılan davanın reddine, tespit gibi tapuya tesciline, 2596, 2600 ve 2602 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın kabulüne, ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline, dava konusu 4608, 4601, 4612, 4614, 4526,
1076 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 5271 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi...tarafından hazırlanan 18.12.1994 tarihli rapor ve eki haritada mavi renk ile gösterilen 28000 m2 yüzölçümündeki bölüme yönelik davanın kabulüne, 20.7.2004 tarihli oturumda tespit edilen payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, 5433 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın kabulüne, 20.7.2004 tarihli oturumda tespit edilen payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, 4613, 4594, 4609, 5437, 5431, 5432 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın kabulüne,
20.7.2004 tarihli oturumda tespit edilen payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, 5415 ve 5379 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın reddine, tespit gibi tapuya tesciline, 4611, 4615, 4607, 4599, 5275 ve 5434 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın kabulüne, 20.7.2004 tarihli oturumda tespit edilen payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, 4600, 4606, 4610, 4616, 5435, 5436 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 5274 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi...tarafından hazırlanan 18.12.1994 tarihli rapor ve eki haritada (C) harfi ile gösterilen 16290 m2 yüzölçümündeki bölüme yönelik davanın kabulüne,
20.7.2004 tarihli oturumda tespit edilen payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ile davacı... mirasçısı ..., davacı ... mirasçısı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu 5271 parsel sayılı taşınmaz yönünden.
Mahkemece dava konusu 5271 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi...tarafından hazırlanan 18.12.1994 tarihli rapor ve eki haritada mavi renk ile boyalı 28000 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ...'in tutunduğu 28.01.1953 tarih ve 117 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirtilerek taşınmaz bölümünün davacılar adına 20.7.2004 tarihli oturumda tespit edilen payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş ise de dava konusu 5271 parsel sayılı taşınmazın tespit sırasında yüzölçümünün 25400 m2 olarak belirtildiği,
ancak uzman bilirkişi...tarafından hazırlanan 18.12.1994 tarihli raporda ise yüzölçümünün 30600 m2 olarak hesaplandığı dikkate alındığında hesaplamanın nasıl yapıldığı anlaşılamamıştır.
Bu halde dava konusu 5271 parsel sayılı taşınmaz yeniden ölçülerek gerçek yüzölçümü belirlenmeli, ondan sonra davacı ...'in tutunduğu 28.01.1953 tarih ve 117 sayılı tapu kaydı kapsamında kalan bölüm davacı ... adına, geriye kalan bölümün ise tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2-Dava konusu 1655, 2302, 2609, 2762, 2764, 2765, 2766, 2767 ve 2872 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; davacı ...,... ve arkadaşlarının tutunduğu 16.10.1956 tarih ve 7 sayılı tapu kaydının dava konusu 1655
parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, 16.10.1956 tarih ve 11 sayılı tapu kaydının 2609 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, 16.10.1959 tarih ve 12 sayılı tapu kaydının 2762, 2764, 2765, 2766 ve 2767 parsel sayılı taşınmazları kapsamadığı, 16.10.1956 tarih ve 6 sayılı tapu kaydının ise 2872 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, 2763 parsel sayılı taşınmazın ise geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan 2302 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı ...,... ve arkadaşlarının zilyetlikle taşınmaz edinme nedenlerine dayalı olarak dava açtıkları, davacıların miras bırakını ...in öldüğü 1973 yılı ile taşınmazların tespitinin yapıldığı 1979 yılı ile tespit günü arasında mirasçılar yönünden bağımsız zilyetlik süresi 20 yıllık süreye ulaşmamıştır.
Davacı ...,... ve arkadaşlarının edinebileceği belgesiz taşınmaz miktarı miras bırakanları ...in sağ olduğu takdirde edinebilecekleri taşınmaz miktarıdır. Diğer bir ifade ile ... mirasçılarının tümü belgesiz zilyetlik yoluyla sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz edinebilirler.
Buna göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen bir çalışma alanı içerisinde kuru toprakta 100 dönümden fazla ortak miras bırakan ... mirasçıları adlarına 2594, 2301, 2599, 2811, 2595, 2601 parsel sayılı taşınmazların tespitinin yapıldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle ve dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı... mirasçısı ... ve arkadaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün, doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu 2763 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tescil hükmü kurulması isabetsiz, bu nedenle davacı... mirasçısı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1. bendinin 2. satırında yazılı bulunan “...REDDİNE...” sözcüğünden sonra gelmek üzere “2763 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, diğer taşınmazların ise...” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA,
3-Dava konusu 2596, 2600 ve 2602 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; mahkemece dava konusu 2596, 2600 ve 2602 parsel sayılı taşınmazların davacı ...,... ve arkadaşlarının tutunduğu 1947 tarih ve 1230 tahrir sayılı vergi kaydının kapsamında kaldığı belirtilmiş ise de, vergi kaydının “hali” hududu itibariyle sabit hudutlu olmadığı, miktarı ile dava dışı 2597 ve 2598 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü,
vergi kaydı miktar fazlası bakımından davacı ...,... ve arkadaşlarının edinebileceği belgesiz taşınmaz miktarının az yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen bir çalışma alanı içerisinde kuru toprakta 100 dönümden fazla olarak ortak miras bırakan ... mirasçıları adlarına tespit yapıldığı belirlendiğinden davacı ...,... ve arkadaşlarının dava konusu 2596, 2600 ve 2602 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının reddine,
taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline dair karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
4-Dava konusu 5275 ile 5274 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; mahkemece dava konusu 5274 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 5274 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi...tarafından hazırlanan 18.12.1994 tarihli raporda (C) harfi ile işaretli 16290 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı... ve davacı...'in tutunduğu 28.01.1953 tarih ve 116 sayılı tapu kaydı uygulanmış ise de tapu kaydının miktarı ve hudutları itibariyle dava dışı 5273 ve 5272 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü,
tapu kaydının dava konusu 5274 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 5275 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi...tarafından hazırlanan 18.12.1994 tarihli raporda (C) harfi ile işaretli 16290 m2 yüzölçümündeki bölümü kapsamadığı, davacı... ve davacı...'in ayrıca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açtıkları, davacıların miras bırakını İbrahim oğlu ...'in öldüğü 1963 yılı ile taşınmazların tespitinin yapıldığı 1979 yılı ile tespit günü arasında mirasçılar yönünden bağımsız zilyetlik süresi 20 yıllık süreye ulaşmamıştır.
Davacı..., davacı... ve arkadaşlarının edinebileceği belgesiz taşınmaz miktarı miras bırakanları ...'in sağ olduğu takdirde edinebilecekleri taşınmaz miktarıdır. Diğer bir ifade ile ... mirasçılarının tümü belgesiz zilyetlik yoluyla sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz edinebilirler.
Buna göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen bir çalışma alanı içerisinde kuru toprakta 100 dönümden fazla ortak miras bırakan ... mirasçıları adlarına 2304, 2653, 2867, 4602, 4603, 4604, 4514, 4593, 4597, 4598, 4605, 4713, 4714, 5270, 5400, 5414, 4895, 4955 parsel sayılı taşınmazların tespitinin yapıldığı, dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Mahkemece toplanan bu delillere göre davacı...'in dava konusu 5274 parsel sayılı taşınmaza yönelik, davacı...'in ise dava konusu 5275 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline dair karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
5-Dava konusu 5432, 5433, 5434, 5435, 5436, 5437 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; mahkemece dava konusu 5432, 5433, 5434, 5435, 5436, 5437 parsel sayılı taşınmazların davacı... ve arkadaşlarının tutunduğu 1937 tarih ve 278 ve 283 tahrir sayılı vergi kaydının kapsamında kaldığı, belirtilmişse de vergi kaydının “hali” hududu itibariyle sabit hudutlu olmadığı, miktarı ile dava dışı 4478, 4479, 4480, 4481, 4482, 4483 ve 4484 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü,
vergi kaydı miktar fazlası bakımından davacı... ve arkadaşlarının edinebileceği belgesiz taşınmaz miktarının az yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen bir çalışma alanı içerisinde kuru toprakta 100 dönümden fazla olarak ortak miras bırakan ... mirasçıları adlarına tespit yapıldığı belirlendiğinden davacı... ve arkadaşlarının dava konusu 5432, 5433, 5434, 5435, 5436, 5437 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının reddine,
taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline dair karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
6-Dava konusu 5431, 4601, 4612 ve 4615 parsel sayılı taşınmazlar yönünden. Mahkemece dava konusu 5431, 4601, 4612 ve 4615 üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen davacı ... ve arkadaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Dava konusu taşınmazlar bakımından davacı... ve arkadaşlarının edinebileceği belgesiz taşınmaz miktarı az yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen bir çalışma alanı içerisinde kuru toprakta 100 dönümden fazla olarak ortak miras bırakan ... mirasçıları adlarına tespit yapıldığı belirlendiğinden davacı... ve arkadaşlarının dava konusu 5431, 4601, 4612 ve 4615 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının reddine,
taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline dair karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
7-Dava konusu 5415 ve 5379 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ; dava konusu 5415 ve 5379 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davacı... ve ...'in zilyetlikle taşınmaz edinme nedenlerine dayalı olarak dava açtıkları, ne var ki 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen bir çalışma alanı içerisinde kuru toprakta 100 dönümden fazla ortak miras bırakan... mirasçıları adlarına taşınmazlar tespitinin yapıldığı belirlendiğinden, mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 5,90 TL harcın davacı... mirasçısı ..., ... mirasçısı ... ve arkadaşlarından alınmasına,
8-Dava konusu 4594, 4599, 4600, 4607, 4609, 4611, 4613, 4614 ve 4616 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; mahkemece dava konusu 4594, 4599, 4600, 4607, 4609, 4611, 4613, 4614, 4616 parsel sayılı taşımaların davacıların dayandığı 1953 tarih ve 1333 ve 1335 tahrir sayılı vergi kayıtları kapsamında kaldığı belirtilmişse de dava konusu 4594, 4599, 4600, 4607, 4609, 4611, 4613, 4614, 4616 parsel sayılı taşımaların davacı..., ... ve ...'in tutunduğu 27.8.1953 tarih ve 35 ve 36 sayılı tapu kayıtları kapsamında kalmadığı,
27.8.1953 tarih ve 35 sayılı tapu kaydının dava dışı 4595 ve 4596 parsel sayılı taşınmazlara, 27.8.1953 tarih ve 36 sayılı tapu kaydının ise dava dışı 4589, 4590, 4591 ve 4592 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, vergi kayıtları ile tapu kayıtlarının batı hududunun “hali” okuduğu ve eylemli durumda 4617 mera parselinin bulunduğu, dava konusu taşınmazlar ile 4617 sayılı mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı sınırların bulunmadığı, öte yandan vergi kaydının mülkiyet belgesi sayılamayacağı ve tapu kayıt miktar fazlasının meradan kazanıldığının kabulünün gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu gibi yerlerde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça bir değer taşımaz.
Mahkemece toplanan bu delillere göre davacı..., ... ve ...'in dava konusu 4594, 4599, 4600, 4607, 4609, 4611, 4613, 4614, 4616 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline dair karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
9-Dava konusu 1076 parsel sayılı taşınmaza komşu eylemli durumda 1075 mera parselinin bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile 1075 sayılı mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı sınırların bulunmadığı, bu halde taşınmazın meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Mahkemece toplanan bu delillere göre davacı ...'in dava konusu 1076 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine, dava konusu taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davacıların adları ve payları gösterilmeden 20.7.2004 tarihli oturumda tespit edilen ... mirasçıları davacılar adına tapuya tesciline şeklinde karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2851, K. 2013/12687, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama