KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2878 E., 2013/1674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı 01.01.2009 tarihinde satış temsilcisi olarak işe girdiğini ve iş akdinin 7.3.2011 tarihinde gerekçesiz ve İş Kanununa aykırı olarak feshedilmesi nedeniyle işe iadesine ve yasal tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket; davacının 2010 yılında dikkatsiz ve düzensiz çalışması nedeniyle 2 kez kendisine uyarı verilip savunması alındığını, ancak 2010 yılında da beklenenin atındaki performans notu üzerine kendisine performans geliştirme eğitimi verildiğini, ancak beklenen gelişme sağlanamadığını, ekibinin bile altında kaldığının tespiti üzerine savunmasının alındığını, piyasa koşulları demekle yetindiğini, diğer ekip üyeleri aynı piyasa koşullarında daha iyi sonuçlar alabildiklerini, davacının çalıştığı sahanın kontrollerinde davacının işini özensiz ve eksik olarak yaptığını birçok ziyaretinin eksik olduğunu, bazı müşterilerin yetersiz,
bazılarının ise hiç bilgilendirilmediğini, ayrıca el terminaline göre tanıtımda bulunduğunu iddia ettiği bir saatte, şirket yetkilisi tarafından aracın bir pastane önüne çekilmiş vaziyette görülmesi nedeniyle alınan savunmasında pastanede olduğunu kabul edip işini aksatmadığını, yazılı olarak da aksama olmaması için sisteme böyle bir bilgi işlediğini beyan ederek kendisine duyulan güveni sarstığını, kendisine verilen performans iyileştirme eğitiminin işe olumlu yansımadığını, bunun üzerine performans düşüklüğü nedeniyle iş akdinin tüm hakları verilerek geçerli fesih yapıldığını ve davanın reddini talep etmiştir. .../..
2013/2878-1674 S.2 Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı işverenin davacının iş akdini İş Kanunu hükümlerine aykırı olarak feshettiğinden davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki belge ve bilgilere göre; davacının 22.11.2010 tarihinde aracının bir pastane önünde park halinde bölge müdürü tarafından görülmesi üzerine alınan savunmasında, pastanede olduğunu kabul ederek tost yediğini, o saatlerde ziyarette olduğuna dair el terminaline yaptığı girişleri moladan önce yerine getirdiğini bu nedenle saatleri değiştirme gereği duymadığını beyanla bir daha gerçekleşmeyeceğini bildirdiği,
davacının 2010 yılı performansının "beklentinin altında" olması nedeniyle kendisinin "2011 yılında gelişim planını başarıyla tamamlayıp herşeyin kendisi için daha iyi olmasını hedeflediğini" beyan ettiği, davacıya 3.1.2011-14.2.2011 tarihleri arasında performans iyileştirme eğitimi verildiği ve eğitim sonrasında amiri tarafından saha kontrollerinin yapıldığı, ancak bu kontroller sırasında davacının çalışmalarının eksik, özensiz, yetersiz olduğunun, ayrıca içki satış izni olmayan bir işyerinin kendisine bildirilmesine rağmen 2 ay boyunca ünitenin teslim alınmadığı,
birçok noktada ürünlerin eksik, teşhir panosunun özensiz olduğunun tespit edilerek verilen eğitimin sahaya yansımadığı yönünde görüş belirtildiği, davacının müşteri ilişkilerinde ve satış hedeflerini tutturamaması sebebiyle sahada başarısız bulunduğu ve savunması alınarak sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı pastanede oturduğu halde el terminaline "ziyarette" olduğuna ilişkin giriş yaparak iş ilişkisinde bulunması gereken güven temelini çökertmeyen ancak objektif olarak değerlendirildiğinde işverenin güvenini sarsacak davranışta bulunduğundan davacı ile normal ölçülerde işverenden iş sözleşmesini, iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez.
Dosya kapsamına göre işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşıldığından mahkemece aksi gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 Sayılı Kanun'un 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2878, K. 2013/1674, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama