KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2891 E., 2013/5368 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... Genel Müdürlüğü'nün aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalı ... Genel Müdürlüğünün asıl işverenliğinde alt işveren olan diğer davalı şirkette çalışırken iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini ayrıca yıllık izin kullanmadığını, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, bunların karşılığının ayrıca aylık ücretlerinin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili husumet itirazında bulunmuş, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece kısa kararın usulüne uygun olmadığına işaret eden bozma kararına uyularak davacının iş sözleşmesinin haksız feshedildiğinin kabulüyle bilirkişi raporunda hesap edilen işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmiştir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda;
Davacı tanıkları davacının ücrete ilişkin iddiasını doğrulayan beyanda bulunmuşlar, sunulu bordrolar ise asgari ücret üzerinden tanzim edilmiştir. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmamış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aylık net ücreti 650 TL olarak kabul edilmiştir.
Yapılacak iş; yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda davacının alabileceği ücretin ne olabileği konusunda ilgili meslek odasından usulünce emsal ücret araştırması yapılarak davacının aylık ücreti belirlenmeli ve işçilik alacakları belirlenen bu ücret esas alınarak hesap edilmelidir.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanığı Adnan Bekar'ın beyanı dikkate alınmış ve dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında 2 gün ise ilaveten saat 19.30'a kadar çalıştığı kabul edilerek 1 saat ara dinlenme tenzili ile haftalık 12 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap edilmiştir.
Beyanı hükme esas alınan davacı tanığı Adnan Bekar davacı ile 2009 yılının Kasım ayından itibaren çalışmaya başladığına göre davacının 2009 Kasım ayından önceki çalışma şeklini, mesai saatlerini bilmesi mümkün değildir. Bu itibarla dava dilekçesindeki talep de dikkate alınarak bu tanığın beyanının kapsadığı 2009 Kasım-2010 Temmuz ayı arasındaki dönem için fazla mesai ücreti hesaplanmalı, davacının önceki dönem çalışması açısından ise taşıt görev emri bulunan günler için bu belgelerde yazılı çalışma saatleri dikkate alınarak fazla mesai ücreti saptanmalıdır.
Öte yandan fazla mesai ücreti hesap edilirken haftanın 2 günü çalışmasının 08.00-19.30 saatlari arasında olduğu kabul edildiğine göre bu iki gün için ara dinlenme süresi 1,5 saat düşülmelidir.
4-Hükümde davalı ... Genel Müdürlüğü yerine tüzel kişiliği olmayan PTT Anadolu Yakası Baş Müdürlüğü'nün davalı olarak gösterilmesi, yine diğer davalı şirketin ünvanındaki “Limited Şirket” sözcüklerinin yazılmaması da doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2891, K. 2013/5368, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama