KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2930 E., 2013/6523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2013
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ücretlerinin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini işe devam etmeyerek kendisinin sonlandırdığını, herhangi bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı taraf davacının 1.500,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmektedir.Davacı tanıkları ücret hususunda beyanda bulunmamışlardır. Davalı tanığı Levent hamurkar olarak çalıştığını ve 1.500,00 TL ücret aldığını beyan etse de bu şahsın kıdemi anlaşılamamaktadır. Davalı taraf ise davacının asgari ücret karşılığı çalıştığını savunmaktadır. Davalı vekili dosyaya bir kısım imzalı bordrolar sunmuştur.
Mahkemece davalı işyerinin Gurup Toplu İş Sözleşmesi kapsamında kalan işyerlerinden olup olmadığı araştırılarak Gurup Toplu İş Sözleşmesi kapsamında ise anılan Toplu İş Sözleşmesine göre tespit edilen ücretler belirlenmeli, Gurup Toplu İş Sözleşmesi kapsamında değilse davacının çalıştığı işyeri nazara alınarak daha detaylı şekilde sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücret araştırması yapılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının aldığı ücretin belirlenmesi ve işçilik alacaklarının bu ücrete göre hesaplanması gerekirken, tanık beyanları esas alınarak ücretin aylık net 1.500,00 TL olduğunun kabulüyle sonuca gidilmiş olması hatalıdır.
3-Davacının işyerindeki çalışma düzeninin belirlenmesi amacıyla dinlenilen taraf tanıklarının ifadeleri tam olarak örtüşmemektedir.
Mahkemece davalı işyerinin üretim kapasitesi, işyerinde çalışan işçilerin sayısı ve yaptıkları işler, ekmek satışı yapılan işyerlerinin sayısı tespit edilmeli ve bu tespitlere göre fazla çalışmadan ve ulusal bayram genel tatillerde süregelen çalışmadan bahsedilip edilmeyeceği belirlenmeli iken eksik araştırma ile karar verilmesi, davacı tarafça sunulan 15.10.2012 havale tarihli ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğinde sonra davalı vekilinin 9.11.2012 havale tarihli dilekçesinde ıslaha konu edilen tutarlara karşı zamanaşımı defi ileri sürmüş olmasına karşın bu hususta değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
4-Davalı tarafın delileri arasında el yazısı ile yazılmış ve 22.5.2008 tarihi itibariyle davacının davalı işverene 1.895,00 TL borcu bulunduğuna dair belge yer almaktadır. Anılan belge hakkında Mahkemece herhangi bir araştırma ya da değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle söz konusu belge hakkında tarafların ayrı ayrı beyanları alınmalı gerekirse işyeri defter ve kayıtları tetkik edilmeli, işverence davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli ödeme yapıldığı sonucuna varılması halinde mahsup hususunda değerlendirme yapılmalı iken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2930, K. 2013/6523, 15 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama