KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2955 E., 2013/7639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2013
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, sabah vardiyasında çalışanların sabah 08,00'den akşam 19,00'a kadar çalıştığını, çoğu zaman çıkış saatlerinin 20-21-22'ye kadar uzadığını, 4 haftada 1 pazar günü izin kullandığını, diğer üç hafta ara vermeden çalıştığını, 2006 ve 2007 yılında senelik izinlerini kullanmadığını, dini bayramlarda Ramazan bayramının 1. günü, Kurban bayramının 1 ve 2. günü izinli olduğunu, diğer günlerde çalıştırıldığını ve ücret ödenmediğini, resmi tatillerin tamamında çalıştırıldığını,
iş akdinin feshedildiği tarihten bir ay öncesinde sürekli gece vardiyasında konulduğunu ve gece 22,30'dan sabah 08,00'e kadar çalıştırarak iş akdini feshetmeye zorlandığını, 28/10/2007 tarihinde 2 gün ücretsiz izne çıkartıldığını, izin dönüşünde devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshedildiğini ve daha önce kendisinden alınan imzalı boş kağıda işyerinden istifa ederek ayrıldığının yazılmasının istendiğini, aksi takdirde bu belgenin doldurularak icraya konulacağının söylendiğini, bunun üzerine diğer çalışanlar gibi bu belgeyi imzalamak zorunda bırakıldığını, ileri sürerek mahkemeden kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai,
hafta tatili, resmi tatil ve vergi iadesi alacağı alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir. Davalı savunmasında, davacının Mert Gıda A.Ş.'de hiç çalışmadığını belirterek, husumet itirazında bulunduğunu, davacının Mert İplik'e ait işyerinde 09/11/2005 tarihinde çalışmaya başladığını, Mert İplik”e hitaben yazdığı dilekçe ile kendi isteğiyle istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, fazla mesai alacağının ödendiği ve yıllık izinlerinin kullandırıldığı belirtmiştir.
Mahkemece, tanık beyanları, her iki şirketin hissedar durumu ve dosya kapsamına göre şirketler arasında bağlantı olduğu ve davalı şirketin işveren olarak sorumlu bulunduğu kabul edilerek husumet itirazına itibar edilmemiş, davacının nedensiz yere işçilik alacaklarını ortadan kaldıracak şekilde istifası hayatın olağan akışına uygun olmadığından iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödemeyi gerektirir şekilde işveren tarafından sonlandırıldığı, diğer işçilik alacaklarının da davacı tarafından ispatlanıp ödendiğinin işveren tarafından ispatlanamamış olması nedeniyle vergi iadesi dışındaki diğer alacakların kabulüne karar verilmiştir.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı taraf işyerinde 08.00-19.00 arası çalışmanın 20-21 ‘e kadar uzadığını belirterek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı taraf ise davacının fazla mesai alacağının ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davacının haftada 6 saat fazla mesai yaptığı ve karşılığının ödenmediği belirtilerek talebin kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama esnasında davalı tarafça dosyaya sunulan 2007 yılı 8.9 ve 10. Aylara ilişkin işyeri giriş çıkış kayıtlarını gösteren çizelgeler herhangi bir değerlendirmeye tabii tutulmamıştır.
Bu nedenle mahkemece yapılması gereken bu kayıtları da göz önünde tutarak davalı işyerinde işe giriş çıkışlarda kullanılan bir kart sisteminin olup olmadığı araştırılmalı ve bu sonuca göre dosyadaki tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabii tutularak davacının fazla mesai alacağı hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2955, K. 2013/7639, 25 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama