KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2990 E., 2013/5547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2013
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışmakta iken 27/02/2009 tarihinde performans düşüklüğü, yaşanan ekonomik kriz ve üretimde yaşanan büyük düşüşler gerekçesiyle işten çıkartıldığını, feshin haksız yapıldığını bildirerek davalı tarafça yapılan feshin geçersizliği ile davacının yasal hakları ile birlikte işe iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenle feshedildiğini feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen Personel Yönetmeliğinin 13. maddesinde emekliliğe hak kazanmış personelin şirketle ilişkisinin kesileceği, ancak bu personelden ayrılması yürütmekte olduğu proje ve işlerde aksama yapabilecek nitelikte olan veya temininde güçlük çekilen personel olması durumunda veya genel müdürlükçe hizmetlerinin devamında yarar görülenlerin çalışma süreleri her dafasında 1 yılı geçmemek üzere en çok 3 kez uzatılabileceği düzenlemesi karşısında davalı şirkette emeklilikle ilgili işletmesel bir kararı olduğu,
yasa gereği emekliliği dolan kişilerle çalışıp çalışmamanın işverenin yönetim hakkı kapsamında işletmesel bir karar olduğu, fesih tarihi itibari ile davacının 55 yaşını doldurduğu, davacının ayrılmasının yürütmekte olduğu proje ve işlerde aksama yapabilecek nitelikte olmadığı veya davacının temininde güçlük çekilen personelden olmadığı, davacının hizmetlerinin devamında yarar görülen personelden olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı, emeklilik uygulamasına ilişkin personel yönetmeliğinin çalışan herkese objektif olarak uygulandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin önceki işe iade talebinin kabulü yönündeki kararının davalı avukatınca temyizi üzerine Yargıtay 9. HD. 15.10.2010 tarih, 2009/30680 Esas, 2010/29165 Karar sayılı kararıyla “Dosya içeriğine göre, davacı istihdam fazlalığı nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiştir.
Davalı özelleştirme sonucunda aldıkları işyerinde büyük teknolojik yatırım yaptıklarını, yeni teknoloji ile üretime başladıktan sonra misyonunu tamamlayan bazı çalışanlar olduğunu ayrıca ekonomik krizin de bazı tedbirler alınmasını zorunlu kıldığını, bazı bölümlerin kapatılıp bazı bölümlerde işin yavaşlatılması nedeniyle istihdam fazlalığı oluştuğundan ve emekliliğini haketmesi ve yaş durumu da dikkate alınarak iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Davalının savunması ve yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davalı işyerinde teknolojik yatırım yapılıp yapılmadığı, bu nedenle istihdam fazlası oluşup oluşmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmemesi hatalıdır. Ayrıca davalı işletmede emeklilikle ilgili işletmesel karar olup olmadığı ve bunun çalışan herkese objektif olarak uygulanıp uygulanmadığının da araştırılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş davalı tarafından sunulan Personel Yönetmeliğine göre davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle geçerli olarak feshedildiğini kabul etmiştir.
Ancak davalı tarafından sunulan Personel Yönetmeliğinin kapsam başlıklı madde 1.02’ye göre yönetmelik hükümleri Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmayan ve aylık ücretli olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan personel için uygulanacaktır. Ayrıca iş sözleşmesi tipi ne şekilde olursa olsun saat ücretli personel, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan aylık ücretli personel ve hizmetinin bir kısmını şirkete hasretmiş olan personele bu yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Davacının ücret bordrolarının incelenmesinde Toplu İş Sözleşmesinden yararlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre yönetmelik hükümlerinin davacıyı kapsayıp kapsamadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekir.
Davacının yönetmelik kapsamında olmadığı anlaşılırsa, 9.HD'nin önceki bozma kararında belirtildiği üzere davalı savunmasında özelleştirme sonucunda aldıkları işyerinde büyük teknolojik yatırım yaptıklarını, yeni teknoloji ile üretime başladıktan sonra misyonunu tamamlayan bazı çalışanlar olduğunu, ekonomik krizin de etkisi ile bazı tedbirler aldıklarını bazı bölümlerin kapatılması nedeniyle istihdam fazlalığı oluştuğunu savunmasının irdelenmesi gerekir.
Buna göre davalının savunmasında belirtildiği üzere ekonomik kriz sonucunda istihdam fazlalığı oluşup oluşmadığı, ekonomik krizin etkilerinden kurtulmak için işletmesel bir karar alınıp alınmadığı işletmesel kararın tutarlılık ve ölçülülük denetimi kapsamında, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, davacının aynı veya başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, fesihten önce ve sonrasını kapsayacak şekilde davacı ile aynı ünvan, sıfat ve görevde işçi alımı ve çıkarılmasını gösteren işyeri SSK bildirgeleri getirilmeli, işyerinde keşif yapılarak,
özellikle işletmenin faaliyet alanını ve iş organizasyonunu bilen uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılmalı ve feshin önceki bozma kararında değinilen ilkelere göre geçerli nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2990, K. 2013/5547, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama