İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/3210 K.2013/13077

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan…

Esas2013/3210Karar2013/13077Tarih10 Temmuz 2013Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/3210 E., 2013/13077 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı vekili; davacının davalı şirketin değişik işyerlerinde 07.02.2007 tarihinden itibaran çalışmaya başlayan müvekkilinin son olarak Konak şubesinde şube yöneticisi olarak çalıştığını, işe girdiği tarihten 31.01.2008 tarihine kadar aylık net 1.250,00 TL, 01.02.2008- 31.01.2009 arasında net 1.350,00 TL, 01.02.2009-20.12.2010 arasında net 1.450,00 TL ücretle çalıştığını, ayrıca yılda iki dini bayramda yarım maaş ikramiye, 272,00 TL yemek bedeli, bayram ve yılbaşına denk gelen aylarda 1.000,00 TL, diğer zamanlarda ortalama ayda 800,00 TL prim ödemeleri yapıldığını, davacının hak ettiği Kasım ayından 600,00 TL,

Aralık ayından 400,00 TL prim alacağı ile Aralık ayından 10 günlük ücretinin ödenmediğini, çalıştığı sürede sabah 09.30 da çalışmaya başlayan davacının Haziran-Eylül aylarında saat 22.00'ye kadar diğer aylarda hafta sonu 23.00, hafta içi 21.00'e kadar çalıştırıldığı halde fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ilk 5 ay hiç hafta tatili yaptırılmayan davacıya hafta tatili ücretlerinin de ödenmediğini, genel tatil ve dini bayramlarda sürekli çalıştırıldığını, gerçek net ücretlerinin SGK bildirilmediğinden iş akdini 20.12.2010 tarihinde noter kanalıyla gönderdiği ihtarla haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai,

ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücretleri alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili; davacının müvekkili şirket nezdinde 2007 - 21.12.2010 tarihleri arasında son olarak mağaza müdürü olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 1.200,00 TL olduğunu, işyerinde çalışmaktayken 3 gün art arda devamsızlık yaptığını, geçerli mazeretini belgeleyemediğini, bu nedenle 25/II maddesi gereğince iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının ücretlerinin SGK’ya eksik yatırıldığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkili şirket mağazalarında iki vardiya halinde 10.00-18.00 ve 12.30-20.30 saatleri arasında çalışıldığını, fazla mesainin çok istisnai hallerde söz konusu olduğunu,

fazla çalışma yapılması halinde ise bordrolara yansıtılarak ücretlerinin ihtirazı kayıtsız davacı imzasına ödendiğini, ayrıca mağaza müdürü olarak görev yapan davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, müvekkili şirket personelinin hafta sonu çalıştığını, haftada bir gün olan izinlerini mağaza personelinin kendi iç ilişkisi ve çalışma düzenine göre hafta sonunda kullanabilecek şekilde düzenlediğini, bu nedenle haftalık izinlerden doğan herhangi bir alacağının bulunmadığını, şirkette ulusal tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, ayrıca prim,

ikramiye adı altında herhangi bir ödeme bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununda 32'nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

4857 sayılı Yasanın 8'inci maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Yasanın 37'nci maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır.

Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanunun 8 inci ve 37 nci maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir.

Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır.

Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda davacı son aylık ücretinin net 1.450,00 TL olduğunu, ayrıca yılda 2 dini bayramda yarım ücret tutarında ikramiye verildiğini, aylık 272,00 TL yemek ücreti verildiğini, bayram ve yılbaşına denk gelen zamanlarda aylık 1.000,00 TL, diğer aylarda 800,00 TL prim verildiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının ücretinin imzalı ücret bordrolarına göre aylık net 1.200,00 TL olduğunu savunmuştur.

Davacı tanığı Serkan davacının 1.400,00 TL net ücret aldığını, aylık 270,00 TL yemek çeki verildiğini, dini bayramlarda yarım ücret tutarında ikramiye verildiğini, başka sosyal hak ödemesi olmadığını beyan etmiş, davacı tanığı Burak davacının 1.400,00-1.450,00 TL net ücretle çalıştığını, dini bayramlarda yarım ücret tutarında ikramiye verildiğini, başka sosyal hak ödemesi olmadığını beyan etmiş, davalı tanığı Hasan davacının ücretinin net 1.200,00 TL olduğunu, 200,00 TL civarında yemek ücreti verildiğini, başka sosyal hak ödemesi olmadığını beyan etmiş, davalı tanığı ... davacının ücretinin net 1.200,00 TL olduğunu,

başka sosyal hak ödemesi olmadığını beyan etmiştir. Dosyaya sunulan bordroların incelenmesinden davacının son ücretinin brüt 1.782,00 TL olduğu görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bordrolarda yazılı ücret esas alınmış, ek raporda da davacının ücrete itirazı olduğu halde ücrete bir itirazı olmadığı şeklinde hatalı bir değerlendirmede bulunulmuştur.

Mahkemece yukarıdaki ilkeler doğrultusunda işçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alınarak işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili meslek odalarından, işçinin ücretinin tespit edilebileceği her türlü ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından davacının çalıştığı tüm dönemde her yıl için emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek işçinin gerçek ücretinin tespiti ile alacakların bu miktara göre belirlenerek bir sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. .

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3210, K. 2013/13077, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3210
Karar No
2013/13077
Tarih
10 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/3213 K.2013/7570
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/3214 K.2013/7559
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/3215 K.2013/7563
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/3216 K.2013/7577
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/3216 K.2013/19970
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/3217 K.2013/7569

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.