KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3461 E., 2013/9278 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı Orman Genel Müdürlüğü emrinde daimi işçi olarak çalıştığını, Çevre ve Orman Bakanlığı ile 11, 12, 13 ve 14.Dönem TİS imzalayan Türkiye Orman İşçileri Sendikasının üyesi olduğunu, TİS ile verilen ücret artışlarının davacıya tam olarak yansıtılmadığını, 01.01.2005 ve sonrası dönem artışlarının eksik ve geç yansıtıldığını, iyileştirmelerin eksik uygulandığını iddia ederek ücret, ikramiye ve ilave tediye fark ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacıya tüm haklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporları benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2012 tarihli ilamı ile kısa kararın usulüne uygun olmaması nedeni ile sair temyiz itirazları incelenmeden bozulmuştur.
Mahkeme tarafından bozma kararına uyulmuş, bozma ilamının gereği yerine getirilmiş ve bozma öncesi delillere göre davanın yeniden kısmen kabulü yönünde karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi ek hesap raporunda davacı yararına bazı dönemlere ait zam ve seyyanen artışların eksik yansıtılması nedeni ile ücret, ikramiye ve ilave tediye bakımından fark alacaklar hesap edilmiş ise de, davalı kurum vekilinin sunduğu yevmiye tespit tutanağında davacının işe başladığı tarihten itibaren yapılan zam, seyyanen ödeme ve benzeri artışlar dikkate alınarak yevmiyesi tespit edilmiştir.
Bu tutanaktaki hesaplama unsurları ile hükme esas alınan ek rapordaki hesaplama unsurları arasında artışların miktarı ve yevmiyeye yansıtılma zamanları bakımından farklılıklar bulunduğu gibi 1997 yılında yevmiyeye yansıtılan kıdem terfi zammının miktarı da farklıdır.
Bu itibarla davalı kurum vekilinin sunduğu yevmiye tespit tutanağı ile somutlaşan itirazları hakkında bilirkişiden somut bir şekilde itirazları karşılayan gerekçeli ve denetime olanak veren ek hesap raporu alınmalıdır.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde ücret ve ikramiye fark alacağı için TİS'de öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek banka işletme kredisi faizi talep etmiştir.
Mahkeme, alacakların bilirkişi raporunda belirtilen tarihlerden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsiline karar vermiş, ancak infazda tereddüde neden olacak şekilde faizin başlangıç tarihini açıkça belirtmemiş, bilirkişi raporuna yollama yapmakla yetinmiştir.
Davaya konu edilen ücret ve ikramiye fark alacakları 31/12/2004 tarihine kadar TİS'den doğduğundan bu tarihe kadar olan alacaklara en yüksek banka işletme kredisi faizi, bu tarihten sonra ise alacaklar hizmet akdi olarak devam eden TİS'den kaynaklandığından 31/12/2004 tarihinden sonra doğan alacaklara ise en yüksek banka işletme kredisi faizini geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi yürütülmelidir.
Yapılacak iş, yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde belirtilen hususlarda bilirkişiden ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra davacının varsa fark alacakları hüküm altına alınmalı, bilirkişi raporu ilam olmadığından kararda bilirkişi raporuna yollama yapılmadan temerrüt tarihleri ayrı ayrı ve açıkça yazılmak sureti ile karar verilmelidir.
O halde davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3461, K. 2013/9278, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama