KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3474 E., 2013/8573 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin 31.01.2009 tarihinde sözlü olarak hiçbir haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek mahkemeden kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının görevli olduğu MSB lojmanlarında sürekli bulunması düzenli asansör bakımlarını yapması ve arıza olduğunda derhal bildirmesi gerektiği halde Ocak ayı içerisinde bakım yapmadığı bu nedenle 09.02.2009 tarihli yazıda 4 adet apartman asansörünün bakımının yapılmadığı ve Ocak 2009 ücretinin ödenmeyeceğinin MSB yönetimi tarafından yazılı olarak müvekkile bildirildiği ve bu konuda davacının savunmasının alınmak istendiğini, savunmadan imtina ettiği gibi bir daha da işyerine gelmeyerek iş sözleşmesinin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı davalının işçisi olarak Milli Savunma Bakanlığı Lojmanlarında asansörlerin bakım-onarım işini yaptığı sabittir.
Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından sözlü olarak haksız bir şekilde feshedildiğini belirtmiş, davalı ise davacının bakımını yapmakla yükümlü olduğu asansör bakımlarını yapmaması nedeniyle lojman yönetimi tarafından kendilerine bildirimde bulunulduğunu, bunun üzerine davacının savunmasının alınmak istendiğini, davacının savunma vermediği gibi işyerine de gelmeyerek devamsızlık yaparak iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini savunmuştur.
Davalı bu konuyla ilgili savunma istem yazısının imzadan imtina edildiğine dair tutanağı ve devamsızlık tutanaklarını dosyaya sunmuştur.
Davacı tanığı ... , lojmanlarda depocu olarak çalıştığını, bildiği kadarıyla davacının işten çıkarıldığını, işini sürekli yaptığını ve asansörlerde herhangi bir sorun çıkmadığını belirtmiş, davalı tanığı ... ise davacının işini aksatmasından dolayı tutanak tutulduğunu, davacının bu tutanağı imzalamak istemediğini sonra ise çıkıp gittiğini beyan etmiştir.
09.02.2009 tarihli site yönetimi yazısında sitede bulunan 4 adet apartmanın Ocak ayı bakımlarının firma elemanları tarafından yapılmaması nedeniyle bakım ücretinin ödenmeyeceği belirtilmiştir. Davalı ve Site yönetimi arasında imzalanan asansör bakım onarım sözleşmesine göre 15.09.2008-15.09.2009 tarihleri arası 23 asansörün ayda en az bir defa aylık kontrollerinin yapılacağı belirtilmiştir.
Dosyada bulunan asansör bakım formları ile asansör bakım faturalarının incelenmesinde 23 adet asansörden 13 tanesinin Ocak ayı bakımının yapıldığı diğerlerinin bakımının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının görevinin 23 adet asansörün her ay bakımının yapılması olduğu, ancak davacının Ocak ayında 23 adet asansörden 10 adetinin bakımını yapmayarak asansör bakımı gibi son derece hayati bir konuda işin güvenliğini tehlikeye soktuğu anlaşıldığından bu durumun davalı işveren açısından iş sözleşmesini doğrudan tazminatsız ve bildirimsiz olarak feshetme hakkı doğurduğunun kabulü gerekecektir.
Hal böyle olunca davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3474, K. 2013/8573, 9 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama