KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3481 E., 2013/8699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle işi bıraktığını ve davalı işverenden alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının istifa ederek iş sözleşmesini sonlandırdığı, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, diğer alacak kalemleri bakımından ispat yükü üzerinde olan davacının davalı işverenden alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin ne şekilde sona erdiği ve bu bağlamda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiği iddiasındadır. Davalı vekili davacının istifa ederek akdi feshettiğini savunmuştur.Mahkemece 3.10.2010 tarihli istifa dilekçesine atıfla davacının iş akdini istifa ederek feshettiği değerlendirmesi yapılmıştır.
Dosya içerisindeki 3.12.2010 tarihli istifa dilekçesi hakkında davacı asil söz konusu dilekçeyi ücret alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla imzalamak zorunda kaldığını beyan etmiştir.Davalı tarafça istifa savunması yapılmış olmasına karşın dosyaya 30.11.2010, 01.12.2010, 02.12.2010 tarihli devamsızlık tutanakları sunulmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca işten ayrılma bildirgesinde işverence işten ayrılma tarihi 1.12.2010 olarak bildirilmiştir.Söz konusu belgeler birlikte değerlendirildiğinde işe 30.11.2010, 1.12.2010, 2.12.2010 tarihlerinde gelmediği iddia edilen davacının 3.12.2010 tarihinde işyerine gelerek istifa dilekçesi verdiğini savunmuş olmak kendi içerisinde çeliştiği gibi bu dilekçe altındaki imza davacı tarafından inkar edilmemekle en azından bu istifa dilekçesinin davacının beyanında belirtildiği şekilde menevi zor kullanılmak suretiyle alınmış olduğunun kabulü gerekir.
Keza 3.12.2010 tarihi itibariyle istifa iddiasını ileri süren davalının 1.12.2010 tarihinde davacının çıkışını bildirilmesi de yukarıdaki tespiti pekiştirmektedir ki 1.12.2010 tarihi itibariyle akdin haklı nedenle feshedildiğini gösterecek dosya kapsamında da davalı tarafça sunulmuş delil de bulunmamaktadır. Tüm bu tespitlere göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine yazılı gerekçeile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
3-Fazla çalışma,ulusal bayram genel tatil günlerinde ve hafta tatillerinde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Dosya kapsamında ifadesine başvurulan davacı tanığı ...'ün beyanları işyerindeki çalışma düzeni hakkında açık ve net bilgiler içermekte olup tanık ifadesine kıymet verilmesi suretiyle davacının anılan alacak kalemleri bakımından alacaklara hak kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi gerekirken davacının ispat külfetini yerine getirmediğinden bahisle taleplerin reddine karar verilmesi hatalıdır.
4-Davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında çekişmelidir.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Dosyaya davalı işverence sunulmuş imzalı izin defteri vb bir belge bulunmamasına karşın Mahkemece ispat külfetinin ters çevrilmesi suretiyle davacının yıllık izin ücreti alacağını isoat edemediğinden bahisle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3481, K. 2013/8699, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama