KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3786 E., 2013/9909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 106 ve 119 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 89,04 m2 ve 122,83 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 102 ada 106 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 93,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 29,05 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine'nin temyizi hakkında reddine karar verilen, dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 29,05 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik hükme ilişkindir.
Dava ve temyize konu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin rapor ve haritasında gösterilen 29,05 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacının tutunduğu Aralık 1962 tarih 223 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmadığı gibi taşınmazın bu bölümünün kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden de olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davacı Hazine adına tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması,
bundan ayrı olarak mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması hususları isabetsiz;
davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan “iptali ile“ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 4, 5, 6 ve 7 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 4. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı Hazine lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanun'un 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3786, K. 2013/9909, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama