KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3827 E., 2013/10332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı,davalıya ait işyerinde taşeronlar nezdinde temizlik işçisi olarak çalışıp emekli olduğunu, diğer işçilik alacakları ile birlikte 6,5 yıllık izin alacağının da kendisine ödenmediğinden bahisle ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendi işçisi olmadığını ve tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, diğer işçilik alacakları yanında bilirkişi tarafından hesaplanan 9 yıllık çalışmasının karşılığı hak ettiği 150 gün ücretli iznini kullanmadığından bahisle 4.759,60 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde 6,5 yıldır izin kullanmadığını beyan ederek ücretini talep etmesine karşın, bilirkişi tüm çalışma dönemi olan 1.1.2001- 29.7.2011 tarihleri arasındaki 9 yıl karşılığı olarak 150 gün ücretli izin hakkının bulunduğu tespiti ile yıllık izin ücreti alacağı yönünden hesaplama yaparak 4.759,60-TL alacağı bulunduğunu raporunda belirtmiştir. Mahkemece davacının talebi ile bağlı kalınarak sadece 6 yıl için alacağın hüküm altına alınması gerekirken talep aşılmak suretiyle 9 yıllık süreye ilişkin tüm izin alacağının kabulüne dair karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3827, K. 2013/10332, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama