KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3838 E., 2013/10345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacının bir kısım işçilik alacakları yanında SGK ya ücretinin asgari ücret olarak bildirilmesi nedeniyle eksik pirim yatırılması nedeniyle zararının oluştuğunu beyanla gerçek ücretinin tespiti ile prim eksikliğinin tamamlanması talebinde bulunmuştur. Mahkemece, Kurum’a karşı açılan davanın hizmet tespiti talebini içermediğine dair davacı beyanına göre kurum hakkındaki davada talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nun 297/2.maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Anılan usul hükmü gereğince, davacının işçilik alacakları ile birlikte SGK’ya yapılan bildirimlerin gerçek ücret üzerinden değil asgari ücret üzerinden gösterildiğini iddia ederek dava açmış, mahkemece davacının asgari ücretten daha fazla ücret aldığını kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuş, ancak buna rağmen davacının açmış olduğu gerçek ücret üzerinden primlerin yatırılması gerektiğinin tespitine ilişkin dava hakkında ise “..davacının açtığı hizmet tespiti davası konusunda karar vermeye yer olmadığına..” karar verilmiştir.
Bu hüküm davalı SGK ve diğer davalı tarafından temyiz edilmiştir. Böyle olunca mahkemenin iki hükmü arasında çelişki oluşmuştur.
Bu çelişkinin giderilmesi açısından mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacının çalıştığı süre boyunca gerçek ücretinin tespiti için açılan davayı tefrik ederek davalı Şirket ve SGK huzurunda davayı görmek; o davayı işçilik alacaklarına ilişkin dava yönünden bekletici mesele yapmak davada verilecek kararın kesinleşmesinden sonra, davacının kesinleşen davadaki ücretlerine göre tazminat ve alacaklarını gerçek ücret üzerinden belirlemekten ibarettir.
Açıkça talebe aykırı ve yanlış değerlendirme ile davacının eksik prim yatırıldığına ilişkin talebinin inceleme dışı bırakılması bozmayı gerektirmiştir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3838, K. 2013/10345, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama