KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3924 E., 2013/10301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanmaksızın feshinden sonra açılan işe iade davasının işçi lehine sonuçlanmasına karşın davacının tekrar işe başlatılmadığını belirterek kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu alacaklara hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kimi zaman çalışma yaşamında çeşitli sebeplerle, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçekte alınan ücretle örtüşmediği görülmektedir. Bu durumda kabule konu edilecek işçilik alacaklarının belirlenmesi bakımından gerçek ücretin tespiti önem kazanmaktadır.
İşçinin çalıştığı süre, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve benzer işi yapan işçilere ödenen ücretler gibi hususlar göz önünde tutulduğunda işçiye ödenen ücret hususunda tereddüt oluştuğunda tanık ifadeleri dikkate alınmalı ve ancak tanık ifadeleri ile şüphe giderilemediği halde işçinin meslekte geçirdiği süre, davalı işyerindeki çalışma süresi, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen kıstaslar çerçevesinde işyerinin yaptığı iş, işyerinin büyüklüğü, üretim miktarı da belirtilerek emsal ücret araştırması yapılması gerekirken davalı savunmasına göre bordroda yazılı ücret üzerinden işçilik alacaklarının hesap edilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3924, K. 2013/10301, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama