KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/393 E., 2013/19668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 158 ada 3 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 11367,93 m2 ve 4980,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına, 162 ada 38 parsel sayılı 48,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çeşme niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... tapu kaydına dayanarak kendi adına tespit edilen dava dışı 158 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığını, eksikliğin dava konusu 158 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların bir bölümü ile 162 ada 38 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 158 ada 3 ve 4 ile 162 ada 38 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi, 158 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında davacı tarafa 6100 Sayılı HMK’nun 120/2.maddesi uyarınca verilen kesin sürenin yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki 6100 Sayılı HMK’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 448.maddesinde bu Kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, yine aynı Kanun'un 120/1. maddesinde öngörülen gider avansının miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen ve anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı
Tarifesinin “zaman bakımından uygulama” başlıklı 6. maddesinde de “bu tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120.maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği” düzenlenmiş bulunmaktadır.
Eldeki davanın 6100 Sayılı yeni HMK’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce açıldığı ve yargılamanın davacı tarafa kesin sürenin verildiği 06.9.2012 tarihli celse itibariyle derdest olduğu kuşkusuzdur. Açık bir anlatımla gerek Yasa’da ve gerekse anılan tarife hükümlerinde gider avansının ikmali için gözetilen işlemlerin tamamlandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca 3402 Sayılı Kadastro Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre daha özel nitelikte bir kanun olup Kadastro Kanunu'ndaki maddelerin öncelikle uygulanması gerekir.
Hal böyle olunca HMK'nun yürürlüğe girmesinden önce dava açıldığı ve tamamlanmış işlemin etkileneceği gözetildiğinde 6100 Sayılı Kanun'un 120/2. madde hükmünün bu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36.madde hükmüne uygun nitelikte keşif ara kararı verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/393, K. 2013/19668, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama