KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4003 E., 2013/11614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesini fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve İş Kanununa aykırı çalıştırılması nedenleriyle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ve cezai şart alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, istifasının ardından devlet hastanesinde çalışmaya başladığını, davacının bir iki kez kendi isteğiyle üç seans çalıştığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kamu kurumunda çalışmak için istifa ettiği, davacının kıdem tazminatına ve cezai şarta hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı davalı işyerinde diyaliz hemşiresi olarak çalıştığını, davalı işyerinde günde 3 seans hasta alındığını, günde 2 seans çalıştığında 10 saat, 3 seans çalıştığında ise 15 saat çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti talebinde bulunmuştur. Davalı, davacının günde 1 seans(4 saat) ya da 2 seans(8 saat) çalıştığını, davacının isteğiyle bir sonraki gününün boş olması için bir iki kez 3 seans çalıştığını, davacının iddialarının doğru olmadığını bildirerek fazla mesai ücreti talebinin reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftalık çalışma çizelgelerine göre ve günlük 11 saati aşan çalışmalarının fazla mesai olarak hesaplandığı, dosyaya sunulan ücret bordrolarının imzasız olduğu, davacının 2009/Aralık-2010 Aralık tarihleri arasındaki ücretlerinin yatırıldığı banka hesap hareketlerinin getirtildiği ve fazla mesailerinin ödendiğinin belirlendiği, 2006 Mart-Aralık, 2007 Ocak-Eylül, 2008/Ocak aylarına ilişkin ücret bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunduğu ancak bu dönemlere ilişkin davacının ücretlerinin yatırıldığı ...
Bankasına ilişkin hesap hareketlerinin dosyaya getirtilmediği belirtilerek ödemelerin yapıldığı veya yapılmadığı kabul edilerek iki şıklı hesaplama yapılmıştır. Mahkemece ödemelerin yapılmadığı kabul edilen hesaplama yöntemi hükme esas alınmıştır.
Mahkemece yapılması gereken davacının ücretlerinin yatırıldığı banka hesap hareketlerini gösterir kayıtların getirtilerek dosyada bulunan ücret bordroları ile karşılaştırılmak ve birbirini doğrulayan aylar dışlanmak suretiyle hesaplama yapılmak üzere ek rapor almaktan ibarettir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4003, K. 2013/11614, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama