KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4244 E., 2013/3922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2013
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı avukatı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ancak kıdem ve ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin ödenmediğini, davalının asıl işveren olarak alacaklardan sorumlu olduuğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili husumet itirazında bulunmuş, davalının ihale makamı olduğunu, alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece 29/05/2012 tarih ve 2011/657 Esas ve 2012/1146 Karar sayılı karar ile davacının iş sözleşmesinin alt işveren tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatının asıl işveren olan davalıdan tahsiline, yıllık izin ücretinin reddine karar verilmiş, kararın davalı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2012 tarih ve 2012/13940 Esas ve 2012/18701 Karar sayılı ilamı ile "... Dosya içerisinde davacı imzalı istifa dilekçe bulunduğu görülmüştür. Mahkemece bu istifa dilekçesi hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Anılan dilekçenin davacıya gösterilerek kendisi tarafından yazılıp yazılmadığı ve imzanın kendisine
2013/4244 -2013/3922 S/2
ait olup olmadığı sorulup sözleşmenin hangi tarafça feshedildiği hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra ihbar ve kıdem tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma ilamına uyarak davacının istifa dilekçesine karşı beyanını aldıktan sonra istifa dilekçesine itibar etmeyerek kıdem ve ihbar tazminatını hüküm altına almıştır.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece istifa dilekçesine alacaklarının ödeneceği inancı ile imzalandığı, davacının gerçek iradesini yansıtmadığı gerekçeleri ile itibar edilmemiş ise de, bu kabul dosya kapsamına uygun değildir.
İstifa dilekçesi matbu ve şablon değildir. El yazısı ile yazılmıştır. Tarih içermektedir. İmza inkarı da yoktur. Davacının istifa dilekçesine ilişkin iddiasını destekleyen tanık anlatımı ya da başkaca delil yoktur. Bu nedenle davacının istifa dilekçesine ilişkin beyanında geçtiği gibi dilekçenin ihale süresi bitimi nedeni ile alınıp alınmadığı araştırılmalı, bu çerçevede davacının çalıştığı, istifa dilekçesinin yazıldığı son alt işveren ile davalı kurum arasındaki hizmet alım sözleşmesinin (ihalenin) bitiş tarihi belirlenmelidir. İstifa tarihi hizmet alım sözleşmesinin bitiş tarihine denk gelmekte ise şimdiki gibi davacının iş sözleşmesinin alt işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, istifa dilekçesinin gerçek irade ürünü olmadığı kabul edilmelidir.
İstifa tarihi ile hizmet alım sözleşmesinin (ihalenin) bitiş tarihinin çakışmaması halinde ise, istifa dilekçesi dosya içindeki diğer tüm deliller ile birlikte değerlendirmeye tabi tutularak iş sözleşmesinin feshi ve bağlı haklar olan kıdem ve ihbar tazminatı hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4244, K. 2013/3922, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama