KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4263 E., 2013/10744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2013
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence haklı bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma,yıllık izin,hafta tatili,ulusal bayram genel tatil ve işçilik ücreti alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.
Davalı vekili,iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili, davacının ortalama 1500,00 TL ücretle çalıştığını ileri sürmüştür.Davalı vekili davacının asgari ücret aldığını savunmuştur. Mahkemece davacının kıdemi ve yaptığı işin gerekçe gösterilerek davacının 1.500,00 TL ücret ile çalıştığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davası sonucunda Kadıköy 3. İş Mahkemesinin 14.12.2010 tarih ve 2007/85 – 2010/1062 E. - K. Kararı ile "...Davacının davalıya ait iş yerlerinde 01.12.1996 - 15.07.2006 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığı anlaşıldığından.
01.12.1996 - 07.12.1996 tarihleri arasında 7 gün, 01.02.1997 -01.12.1997 tarihleri arasında 300 gün, 11.06.1999- 28.11.2000 tarihleri arasında 527 gün, 05.03.2001- 01.12.2001 tarihleri arasında 265 gün, 01.04.2002 - 15.07.2006 tarihleri arasında 1545 gün eksik bildirilen günlerde kesintisiz ve aralıksız olarak asgari ücret ile çalıştığının TESPİTİNE,..." karar verildiği iş bu kararın ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.4.2012 tarih ve 2011/468 – 2012/7057 E. - K. Saylı ilamıyla onamasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anılan bu kararla birlikte işçiye ödenen aylık ücretin miktarı kesinleşmiş yargı kararı ile asgari ücret olarak belirlenmiş iken yazılı gerekçe ile davacının 1500,00 TL ücret aldığından hareketle dava konusu alacak kalemlerinin hesap edilmesi isabetsizdir.
3-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK. hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacı vekilinin 24.12.2010 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu,ıslah dilekçesinin 4.1.2011 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği,tebliği takip eden celsenin tarihinin 2.2.2011 olduğu ve davalı vekilinin de 2.2.2011 tarihli dilekçesi ile ıslaha konu tutarlar bakımından zamanaşımı def'inde bulunduğu, zamanaşımı def'i üzerine Mahkemece zamanaşımı def'inin değerlendirilebilmesi bakımından bilirkişiden ek rapor alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre doğru bir biçimde ıslah edilen tutarlara karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i ile ilgili ek bilirkişi raporu alınmasına karşın bu rapordaki değerlendirmeler dikkate almaksızın karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4263, K. 2013/10744, 10 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama