KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4392 E., 2013/11093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2013
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle davacıya davalı işverence kıdem tazminatının aylık net 800,00 TL üzerinden hesaplanıp ödenmesine ve davacı tarafından fark kıdem tazminatı talebinde bulunulmamış olmasından en son aylık ücretin net 800,00 TL olduğunun anlaşılmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları nın reddine,
2-Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde inşaat işçisi olarak 08.10.2008-31.08.2010 tarihleri arasında haftanın 7 günü 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 3.000 TL’nin dava tahinden önce, 1.306,36 TL’nin ise 18.10.2010 tarihinde ödendiğini, haftanın 7 günü 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, fazla çalışmasının bulunmadığını, kullanmadığı izinlerin karşılıklarının ödendiğini, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günde 0.30 dakika fazla çalışma yaptığının kabulüyle hesaplama yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tanıklarının, davacının 8:00-17:00, 8:00-18:00 saatleri arasında çalışıldığı ancak bazı günler fazla çalışma yapıldığını beyan etmiş olmaları karşısında, davacı tanıklarının, tekrar dinlenip haftanın kaç günü, günde kaç saat çalışma yapıldığını, fazla çalışma yapılan günlerde fazla çalışmanın kaç saat olduğu sorulup, buna göre fazla çalışma alacağı hesap edilmelidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4392, K. 2013/11093, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama