KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4395 E., 2013/11089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2013
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 01.08.2005 yılında inspektör olarak çalışmaya başladığını, 2009 yılının Mart ayında herhangi bir sebep gösterilmeksizin müvekkilinin işine son verildiğini, 26.06.2009 tarihinde davalıya çekilen ihtarname ile kıdem, ihbar tazminatı ve benzeri ödemeler ile 2009 yılı Mart ayına ilişkin maaşının ödenmesi hususunun bildirilmesine rağmen , davalı tarafça ödeme yapılmadığını, davacının iş akdinin haksız yere feshedildiğini, iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, ... (... Limited) şirketinde çalıştığını, emir ve talimatları bu şirketten aldığını, kayden davalı şirket üzerinden sigortalı gösterilmiş ve maaşı davalı şirket tarafından ödenmiş ise de; işverenin belirlenmesinde asli unsurun bağlılık kuralı olduğunu, davacının, ...'ın Vestel'den aldığı ürünler için Vestel'in ...'daki fabrikasında ... adına kalite kontrol işini yaptığını, tüm çalışmasını bu işverene hasrettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Temsilci; iş sözleşmesinin kurulması esnasında işveren adına işlem yapma iradesini açıkça ortaya koymazsa, sözleşme dolaylı temsilci ile kurulmuş sayılacağından, işveren sıfatı dolaylı temsilciye ait olur ve sözleşmeden doğan borçlar kendisinden talep edilebilir.
Davacının SGK bildirimi, davalı şirket tarafından yapılmış, ücretleri davalı tarafından ödenmiştir. Türkiye’de yapılan işin yurtdışındaki şirkete ait olması davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağından davalı şirket davacının tüm alacaklarından, yurt dışında bulunan dava dışı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin sonuçları davacıya yansıtılmaz.
Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4395, K. 2013/11089, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama