KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4425 E., 2013/20922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2013
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacılar ... ve arkadaşları 24.03.2010 havale tarihli dava dilekçeleri ile yargılamanın iadesi istenilen Kadastro Mahkemesi'nin 24.04.2000 tarih 1991/116 Esas-2000/28 Karar sayılı dava dosyasında davalılardan ..., ... ve ... adına tebligatların lehine hüküm kurulan ...'a tebliğ edildiği, ... isimli davalıya hiç tebligat yapılmadığı, ... İstanbul'da ikamet ettiği halde kararın ...
Köyünde oturan kayınpederi ...'na tebliğ edildiği, bu tebligatların usul ve yasaya aykırı olduğu, bundan ayrı lehine hüküm kurulan ...'ın dava konusu 83 ada 13 parsel sayılı taşınmazı dedesi...'dan aldığına ilişkin harici satış senedinin sahte olduğunu iddia ederek ... aleyhine yargılamanın yenilenmesi talebi ile dava açmışlardır.
Mahkemece davanın usul yönünden reddine karar verilmiş; bu hüküm ve yargılamanın yenilenmesi talep edilen dava dosyasındaki hüküm ayrı ayrı davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacılar ... ve arkadaşlarının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik temyiz inceleme istemlerinin incelenmesinde; yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine yönelik mahkeme hükmünün davacılar ... ve arkadaşları vekili Av. ... ...'e tebliğ edildiği 17.08.2012 günü ile, temyiz dilekçesinin mahkemeye verildiği 05.09.2012 günü arasında yasada öngörülen 15 günlük süre geçmiştir. Bu nedenle davacılar ... ve arkadaşlarının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine yönelik verilen kararı temyiz istemlerinin süre yönünden REDDİNE,
2-... ve arkadaşlarının Kadastro Mahkemesi'nin 24.04.2000 tarih 1991/116 Esas-2000/28 Karar sayılı kararına yönelik temyiz inceleme istemlerine gelince;
Bilindiği üzere mahkemelerce oluşturulan hükümlerin şeklen kesin hüküm halini alabilmeleri için taraflara usulünce tebliğ edilmeleri ve haklarındaki kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; mahkemenin 24.04.2000 tarih 1991/116 Esas-2000/28 Karar sayılı dosyasında davalılardan ..., ... ve ... adına tebligatların lehine hüküm kurulan ...'a tebliğ edildiği, ... İstanbul'da ikamet ettiği halde kararın ...
Köyünde oturan kayınpederi ...'na tebliğ edildiği, bu tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... isimli davalıya ise yargılama sırasında ve sonrasında hiç tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bundan ayrı, tespit maliki ... mirasçılarından 1339 yılında vefat ettiği anlaşılan ...un kendisinden sonra vefat eden eşi ...'in ikinci evliliğinden olma çocukları..., ...ve...da mirasçı olduğu halde bu kişilere yargılama sırasında ve sonrasında tebligat yapılmamıştır.
Davanın taraflarından ...'ın tüm mirasçılarının davaya çağrılması, varsa delillerinin toplanılması, kısaca taraf koşulunun oluşturulması yasal bir zorunluluk olduğu gibi mahkeme hükmünün de ...'ın tüm mirasçılarına tebliğ edilmesi yasal bir zorunluluktur. Hal böyle olunca usulünce taraf koşulu oluşturulmayan ve hüküm tebliği dahi tam olarak yerine getirilmeyen bir hükmün kesinleştiğinden söz edilemez.
Az yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere mahkemenin 24.04.2000 tarih 1991/116 Esas-2000/28 Karar sayılı hükmünün usulüne uygun olarak kesinleşmediği kabul edilerek yapılan temyiz incelenmesinde;
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Somut olayda davalı ... mirasçılarından davalı ...'na ve 1339 yılında vefat ettiği anlaşılan ...un kendisinden sonra vefat eden eşi ...'in ikinci evliliğinden olma çocukları..., ...ve Nahide Kurt'a duruşma günü tebliğ edilmediği gibi varsa delilleri dahi sorulup toplanmamış, eldeki davada taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemeyeceği gibi taraf koşulu gerçekleştirilmeden verilen hükmün de kesinleştiğinden söz edilemez.
O halde mahkemece öncelikle tespit maliki ...'ın tüm yasal mirasçıları belirlenmeli, akabinde tüm mirasçılar adına duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4425, K. 2013/20922, 4 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama