KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4926 E., 2013/3659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2013
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının davalı işverenin yurtdışı şantiyelerinde çalıştığını, yemek ve barınma giderlerinin işverence karşılandığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini beyanla kıdem tazminatı ile iş arama izni verilmediğinden verilen ihbar önelinin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, ihbar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının belirli süreli sözleşme ile çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, ayrıca ihbar öneli tanındığını, iş bitiminde davacıdan ibraname alındığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece feshin haksız yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, ihbar öneli içerisinde iş arama izninin kullandırılmamış olmasının tanınan ihbar önelini geçersiz kılıp kılmayacağı noktasındadır.
İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.
./...
2013/4926-3659 S.2
Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.
Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.
Fesih bildirimi yenilik doğuran bir hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
4857 Sayılı Yasa'nın 27. maddesinde bildirim süreleri içinde işverenin, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecbur olduğu, işverenin yeni iş arama iznini vermemesi veya eksik kullandırması halinde o süreye ilişkin ücreti işçiye ödeyeceği, işverenin, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırması halinde işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödeyeceği bildirilmiştir.
Somut olayda, davalı işveren çalışma süresine göre sözleşmeyi feshedeceğini yasal ihbar önel süresi içerisinde davacıya bildirmiştir. Önel bildirimi davacı tarafından imzalanmıştır. Davacı vekili ihbar öneli süresi içerisinde yeni iş arama izni kullandırılmadığından önelin usulüne uygun olmadığını savunmuştur.
İşçiye bildirim süresi içinde yeni iş arama izninin kullandırılmamış olması, tanınan ihbar önelinin geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz. Ancak, davacı işçiye kullandırılmamış olan bu izinlerin ücretini İş Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca isteme hakkını verir.
./... 2013/4926-3659 S.3
Davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4926, K. 2013/3659, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama