KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5244 E., 2013/12676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davacı-Karşı Davalı
- ...
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma
vekili Av. ... Davalı-Karşı Davacı :... Yağ Yem Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti vekili Av. ... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı işe iade davasında feshin geçerli olduğuna karar verildiğinden kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, işe iade davasının kesinleşmediğini, sonucunun beklenmesi gerektiğini, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının asıl ve tek sorumlusunun davacı olduğunu, ilk başta ödeme almadan sevkiyat formunu doldurarak , diğer çalışanları da yanılttığını ,bundan sonra imzası olan kişilerin bu nedenle kusuru paylaşmalarının mümkün olmadığını, malların 5 gün zarfında bulunduğunu belirterek uğramış olduğu maddi ve manevi zararını karşı dava olarak davacıdan istemiştir.
Mahkemece asıl dava hakkında Yargıtay’ın işe iade dosyasında sözleşmenin sona ermesinde işveren açısından haklı neden olduğunun tespit edilmesi karşısında davanın reddine, karşı dava yönünden ise maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne , manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Karşı dava, davalı işçinin haksız ve kusurlu fiilinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K.sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olayda davalı –karşı davacı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu, kamyonun işyerinden para ödemeden ayrılması nedeniyle araçlarla kamyonun aranması nedeniyle harcanan yakıt parasını, karakola şikayet ve ifade için gidilmesi nedeniyle yevmiye, yemek masraflarını, kamyonun bulunmasından sonra kamyondan malın indirilmesi ve tekrar depoya yerleştirilmesi için harcanan yevmiye, yemek ve yakıt masrafını, satışların durması nedeniyle uğranılan zararı, süreçte yapılan telefon görüşmeleri masrafını, ve hırsızlık eylemini gerçekleştiren Kaan Ertürk’ün mahkeme sürecindeki beyanlarının alınması sırasında şirket personelinin yevmiye, yemek ve otopark ücretini ve yaşanan hırsızlık nedeniyle şirketin itibarının sarsılmasından dolayı manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Öncelikli olarak mahkemece yargılama esnasında tek bir Mali Müşavir den aldırılan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmamıştır. Zira bilirkişi dahi birçok zarar konusunda uzman olmadığını belirterek yeterli hesaplamayı yapamamıştır.
Mahkemece davalı –karşı davacının davasında sadece kamyonun bulunmasından sonra malın indirilmesi ve tekrar depoya yerleştirilmesi için harcanan yevmiye ve yemek ücretini hüküm altına alınmıştır.
Davalı- karşı davacının haksız fiil nedeniyle talep edebileceği zararları gerçek zararları olup dosya kapsamında bu zararları işyerinde meydana gelen hırsızlık eylemi neticesinde arama çalışmalarına katılan araçların yakıt giderleri, karakol da ifade verilmesi için harcanan yemek ve yevmiye gideri kamyonun bulunmasından sonra malın indirilmesi ve tekrar depoya yerleştirilmesi için harcanan yevmiye, yemek ve yakıt masrafı ve süreçte yapılan telefon görüşme ücretleridir.
Bunun dışındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki dayanağı yoktur. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken zararların niteliği göz önünde bulundurularak alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor aldırmak ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5244, K. 2013/12676, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama