KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5275 E., 2013/12702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Vekili Av.... Tar.Teks. Bil. Yayın Temz. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili Av.... Dava Türü :Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde 27.06.2008-30.11.2010 tarihleri arasında çalıştığını, işten çıkarılırken kendisine herhangi bir bilgi verilmediği, 21.12.2010 tarihinde sigortasız ve maaşsız çalışması karşısında çalışmaya devam edeceğinin söylendiğini, bu durumu kabul etmeyerek işten ayrıldığını, 30.11.2010-21.12.2010 tarihleri arasında çalışmış olmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini ve sigortasız çalıştırıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 03.07.2008-30.11.2010 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 30.11.2010 tarihinde işverene müracaatla işten ayrılmak istediğini belirtip aynı tarihte işten ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin haklı nedenlerle ve tazminatı gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispat yükümlülüğünün davalı işveren üzerinde olduğu, somut olayda davalı işverenin davacının kendi isteği ile 09.11.2010 tarihinde dilekçe vererek işten ayrıldığını savunduğu, ancak bu tarihli davacıya ait dilekçenin sunulmadığı ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin işveren tarafından kanıtlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, 30.11.2010 tarihli ibranamenin ise yasal şartları taşımadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, 30.11.2010-21.12.2010 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının 30.11.2010 tarihine kadar çalıştığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğini savunmuştur.
Dosyaya sunulan Kasım 2010 ayına ilişkin imzasız ücret bordrosuna göre davacıya 687,22 TL ücret ve 71,08 TL asgari geçim indirimi alacağı tahakkuku yapıldığı görülmekte olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının söz konusu miktarlar kadar alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Ancak davalının itirazı üzerine davacının ücretlerinin ödendiği banka hesap hareketlerini gösterir kayıtlar getirtilerek alınan ek raporda ücret bordrosu ile banka kayıtlarının uyumlu olduğu, davacının ücret ve asgari geçim indirimi alacağı olmadığı belirlenmiştir. Dosyada bulunan banka kayıtlarından davacıya 04/12/2010 tarihinde asgari geçim indirimi alacağını içerir ücret alacağının yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak Mahkemece ek rapor dikkate alınmaksızın davacının ilk raporda belirlenen ücret ve asgari geçim indirimi alacakları hüküm altına alınmıştır. Mahkemece ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Ayrıca dava ve ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği halde Mahkemece faize hükmedilmesi HUMK 74 (HMK 26) maddelerinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olup ayrıca bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5275, K. 2013/12702, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama