KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5316 E., 2013/12360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davalılar
- 1-Başbakanlık ...
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
vekili Av.Sevgi Sunay 2-...Turizm Seyahat İnş.Tic.A.Ş. vekili Av.... 3-SGK Başkanlığı vekili Av.... Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan SGK Başkanlığı ile ...Turizm Seyahat İnş.Tic.A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki itirazlarının reddine
2-Davacı, iş akdinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalılar TOKİ ve SGK alacak davasının kendilerine yöneltilemeyeceğini beyanla haklarındaki alacak davasının husumetten reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının işçilik alacaklarının davalı şirketten kısmen tahsiline, alacak davası yönünden davalılar TOKİ ve SGK aleyhine açılan davanın husumetten reddine ve “8- Alacak davası yönünden; davalılar vekilleri için takdiren tayin edilen 2.782,26 TL vekalet ücretinin (1.123,98 TL'si davalı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ. vekili, 829,14 TL'si davalı Başbakanlık ... vekili ve 829,14 TL'si davalı SGK Başkanlığı vekili için olmak üzere) davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” karar verilmiştir.
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323'üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169'uncu ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1'inci maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasanın 329'uncu maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Yasanın 330'uncu maddesi uyarınca, avukatlık ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf yararına kurulması gerekir.
Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, avukatlık ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı avukatlık ücretinden sorumlu tutulacak, avukatlık ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Avukatlık ücretinin, Adalet Bakanlığı tarafından onaylanarak her yıl Aralık ayında Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerekir.
4667 sayılı Yasanın 77'nci maddesiyle değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde, tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata ait olacağı belirtilmiş, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3'üncü maddesinde de "Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücreti ..." biçiminde anılan yasal hükme paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, gerek Avukatlık Yasası gerekse Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan düzenlemeler, hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanununun hükümlerini bertaraf edici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerine dahil bulunan avukatlık ücretinin davanın tarafları hakkında kurulması gerekir.
Avukatlık Yasasındaki "avukatlık ücreti avukata aittir" biçimindeki düzenleme, hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki "bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" biçimindeki kural ile de doğrulanmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297'nci maddesine göre, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bu nedenle davaların birleştirilmesi durumunda, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, her bir dava hakkında o davaya ilişkin avukatlık ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması gereklidir.
2013 yılı AAÜT’nin görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücreti düzenleyen MADDE 7/2 fıkrasında “ Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili yararına tek,
ret sebebi ayrı olan davalılar vekili yararına ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” ibaresi gereği alacak davası yönünden husumetten red kararı verilen TOKİ ve SGK aleyhine tek avukatlık ücreti verilmesi gerekirken ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebi ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5316, K. 2013/12360, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama