KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5329 E., 2013/12866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işverence işçilik alacaklarının zamanında ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini bildirerek kıdem tazminatı ile fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacakları ile 2010 yılı Kasım ayı ve 2010 yılı Aralık ayına ait 19 günlük ücretin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ayrı bir işyeri açmak amacıyla işyerinden ayrılmak suretiyle iş akdini davacının feshettiğini savunarak taleplerinin reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece her ne kadar davacının Kasım 2010 ve Aralık 2010 dan 19 günlük ücretin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalının yargılama aşamasında ısrarla belirttiği üzere iş akdinin 19.10.2010 tarihinde sona ermesinden sonra 9.2.2011, 30.4.2011 tarihlerinde üç kez 627,00 TL, 632,00 TL ve 406,00 TL olmak üzere "maaş alacağı" açıklaması ile davacı adına ödeme yapıldığı banka kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mahkemece ücret alacağının hesabında bu ödemelerin mahsubunun gerekip gerekmediği hususu tartışılıp değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
S/3
2013/5329 MUHALEFET ŞERHİ
Davacı iş akdini ücret alacaklarının ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek feshetmiş ve diğer işçilik alacakları ile beraber kıdem tazminatını da talep etmiştir. Hiçbir işveren işçisini zorla çalıştıramaz. Çalışma karşılıklı anlaşma üzerine yapılan sözleşme ile olur. Davacı davalı işyerinde yaklaşık 4,5 yıl kıdeme sahiptir.
Davacı bu kadar uzun süre çalıştığı halde yıllardır işçilik alacakları ödenmediğinden dolayı işverenden herhangi bir talepte bulunmamış, ihtar çekmemiş ve öncesinde bu nedenlerle iş akdini fesh etmemiştir. Ancak, davacı kendine yeni bir işyeri kurduktan sonra işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek iş akdini feshetmiştir. İş akdinin feshi tarihi manidardır.
Davacı, 19.12.2010 fesih tarihinden 11 gün önce arkadaşlarıyla beraber ortak olarak işletmek üzere 08.12.2010 tarihinde başka bir işyerini devralmış ve fesih öncesi bu işyeri davacının arkadaşlarınca faaliyete başlatılmıştır. Davacı iddia ettiği nedenlerle iş akdini fesh edip sonraki tarihlerde yeni iş bulup, çalışmaya başlaması veya kendi adına iş kurması gayet normal karşılanabilir. Zira davacıdan davalı işyerinden ayrıldıktan sonra çalışmaması beklenemez.
Böyle bir durumda iş akdini fesihde haklı kabul edilebilirdi. Fakat davacı somut olayda başka bir işyerini devralmak suretiyle kendine yeni bir iş kurduğu için iş akdini fesih yoluna gitmiştir. Hukuk hiçbir şekilde kötüniyeti korumaz. Yasaların sağladığı haklar başkalarının zararına ve aleyhine olacak şekilde kullanılamaz.
Somut olayda davacının daha önceden kendisine iş kurup bu işyerinin faaliyete geçirilmiş olması üzerine iş akdini fesh etmiş olması kötüniyetlidir ve bu kötüniyetin yasalar marifetiyle veya yargı marifetiyle korunmaması gerekir.
Tüm bu nedenlerle yasal hakkını kötüye kullandığı anlaşılan davacının kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesine yönelik mahkeme hükmünün bu yönden de bozulması yerine hükmün kıdem tazminatı yönünden onanmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne muhalif kalınmıştır. 08.07.2013
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5329, K. 2013/12866, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama