İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/5386 K.2013/2866

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2013/5386Karar2013/2866Tarih14 Mart 2013Okuma6 dk · 1.284 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/5386 E., 2013/2866 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.284 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı vekili, davalının 10.08.2009-31.07.2012 süreli sözleşme ile davacı kurumda uçak pilotu, simülatör ve yer dersi öğretmeni olarak çalıştığını, 02.02.2010 tarihinde hukuka aykırı ve tek taraflı olarak iş akdini feshettiğini, sözleşmenin 15/c maddesinde, işçinin hizmet süresini tamamlamadan kendi isteği ile işten ayrılması halinde kalan süreleri tazmin edeceğinin belirtildiğinden hem bu cezai şartın hem de davacı için yapılan uçuş masraflarını davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davalının Ağustos 2009 tarihli iş sözleşmesi uyarınca 10.08.2009 tarihinde davacı kurumda çalışmaya başladığını, 02.02.2010 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazanması nedeniyle iş akdini feshettiğini, davacı kurumun bu nedenle tazminat talebinde bulunmasının haksız olduğunu, sözleşmede ki cezai şart hükmünün işçi aleyhine ve tek taraflı olduğunu, keza taleplerin kabulü halinde cezai şarttan indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2013/5386 -2013/2866 S/2

Mahkemece davalının iş akdini emeklilik sebebine dayalı olarak 02.02.2010 tarihinde feshettiği, cezai şartın, işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gerektiği, ,işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmaması sonucunu da ortaya koyduğu,

işçi aleyhine olarak belirlenen cezai şartın koşulları ve ceza miktarı bakımından işverenin sorumluluğunu aşmasının düşünülemeyeceği, iki taraflı cezai şartta işçi aleyhine bir eşitsizlik durumunda, cezai şart hükmünün tümden geçersiz olmamakla birlikte, işçinin yükümlülüğü işverenin sorumluluğu olduğu miktarı ve halleri aşamayacağı, BK.161.maddesine göre tarafların cezanın şartını seçmekte serbest oldukları, buna göre belirli süreli iş sözleşmesinin kalan süresine ait ücretlerinin ya da bunun katlarının ödenmesi gerektiği yönünde ceza miktarının belirlenmesinin mümkün olduğu,

BK.161/son maddesi uyaranca fahiş cezai şartın hakim tarafından tenkis edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözüm yoluna gidilmesinin gerektiği, bu bağlamda taraflar arasında imzalanan sözleşmede,cezai şartın sadece işveren lehine/işçi aleyhine düzenlendiğinden geçerliliğinin bulunmadığı,

taraflar arasındaki sözleşmeye göre işçi, kendisine intibak eğitimi sırasında Türk Hava Kurumunun uçuş eğitim yönetmelik/yönergelerinde belirtilen esaslar dahilinde yaptırılacak olan intibak uçuşları ve uçuş eğitimlerine karşılık yapılan masrafların kurumun uğrayacağı zarar ve ziyan karşılığı olarak ayrıldığı tarihteki yürürlükte olan tutarlar üzerinden hesaplanarak çıkacak meblağı ödemeyi kabul ettiği, ancak 10.08.2009 tarihinde işe girip 02.02.2010 tarihinde işten ayrılan davacıya, sözleşmenin bu hükmü kapsamında dosyaya yansıyan, masraflarla ilgili bir delil bulunmadığı,

davacının bu anlamda zararını somut verilerle ispat edemediği anlaşıldığından , iddia ve taleplerinin somut ve hukuki dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında hizmet sözleşmesinde belirtilen eğitim masrafların ödenmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İşverence işçiye verilen eğitim, işçinin iş yerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, verilen eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belirli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür.

2013/5386 -2013/2866 S/3

İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belirli bir süre iş görmesi, işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir. Verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile uyumlu olması gerekir. Buna karşın, işçiye 4857 sayılı İş Kanununun 78 inci ve devamı maddelerine göre, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitimlere ait giderler istenemez.

İşçiye verilen eğitimin karşılığında işverence yapılan masraflar o işçiye özgü olmalı ve yazılı delille ispatlanmalıdır. İşverenin toplu olarak verdiği eğitimler sebebiyle yapmış olduğu giderlerin işçi başına düşen tutarı, aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek suretiyle belirlenir. İşçiye verilen eğitim ile ilgili olduğu belirlenmeyen giderlerden işçi sorumlu olmaz.

İşverence işçi adına yapılan eğitim giderlerinin tamamı yerine, işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirim yapıldıktan sonra kalan miktarının tahsiline karar verilmesi gerekir. Gerçekten işçi, eğitimden sonra çalışmayı yükümlendiği sürenin bir kısmında çalışmış ise işverene bu konuda katkı sağlamış olmaktadır. İşçinin yükümlü olduğu sürenin tamamında çalışılmış olunması halinde ise, işverence eğitim giderleri istenemez.

Cezai şart ise öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, İstanbul 1963). Cezai şartın işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gereği, işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmaması sonucunu da ortaya koymaktadır. Başka bir anlatımla işçi aleyhine olarak belirlenen cezai şartın, koşulları ve ceza miktarı bakımından işverenin sorumluluğunu aşması düşünülemez.

İşçiye verilen eğitim karşılığı belli bir süre çalışması koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şart tek taraflı olarak değerlendirilemez. İşçiye verilen eğitim bedeli kadar cezai şartın karşılığı bulunmakla eğitim karşılığı cezai şart hükmü belirtilen ölçüler içinde gereklidir.

İş hukuku uygulamasında işçi aleyhine cezai şart düzenlemeleri bakımından konunun önemi bir kat daha artmaktadır. Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere

2013/5386 -2013/2866 S/4

gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir.

Somut olayda taraflar arasında 10.08.2009 -31.07.2012 tarihleri arası geçerli olmak üzere imzalanan iş sözleşmesinin 15.c maddesinde "İşçi, iş sözleşmesinin 4. maddesinde belirtilen taahhüt ettiği belirli süreli hizmet süresini tamamlamadan kendi isteğiyle işten ayrıldığı veya 15. maddesinin (a) bendine göre iş akdinin sona erdirilmesi halinde işten ayrıldığı tarihten belirli süreli hizmet süresinden kalan sürelerin karşılığı olarak ayrıldığı tarihteki brüt aylık giydirilmiş ücretinin 1 yıllık tutarının çarpımından elde edilecek rakamın,

belirli süreli hizmet süresinden geriye kalan sürelerle çarpılması sonucu çıkacak rakam ile işçiye intibak eğitimi sırasında Türk Hava Kurumunun uçuş eğitimi yönetmeliklerinde belirtilen esaslar dahilinde yaptırılacak olan intibak uçuşları ve uçuş eğitimlerine karşılık yapılan masrafların kurumun uğrayacağı zarar ve ziyan karşılığı olarak ayrıldığı tarihteki yürürlükte olan tutarlar üzerinden hesaplanarak çıkacak meblağı ödemeyi hüküm istihsaline gerek kalmaksızın nakden ve defaten ödemeyi şimdiden kabul eder" hükmü yer almaktadır.

Davalı 31.12.2010 tarihi itibariyle emekli olacağından bahisle işyerinden ayrılmak istediğine dair dilekçe vererek işyerinden ayrılmıştır. Davacı taraf ise davalı ile aralarında imzalanan sözleşme uyarınca davalının hizmet süresini tamamlamadan işten ayrılması nedeniyle sözleşmede düzenlenen cezai şartın ve eğitim masraflarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Mahkemece tek taraflı olması nedeniyle belli süreli hizmet süresinden kalan sürelerin karşılığı olarak işçinin ayrıldığı tarihteki brüt aylık giydirilmiş ücretin yıllık tutarının çarpımından elde edilecek rakamın, belirli süreli hizmet süresinden geriye kalan sürelerle çarpılması sonucu çıkacak rakamın ödenmesine ilişkin olarak konulan cezai şartın geçerli olmadığından reddine ilişkin verilen karar yerindedir.

Eğitim giderlerine ilişkin cezai şarta gelince; Mahkemece aldırılan 1. bilirkişi raporunda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 15/c maddesinde düzenlenen cezai şartın sadece işveren lehine işçi aleyhine olması nedeniyle geçersiz olduğu , eğitim masraflarına ilişkin olarak ise bir delil sunulmaması nedeniyle hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir. Söz konusu rapora davacı tarafça yapılan

2013/5386 -2013/2866 S/5

itiraz sonucu davacı kurumda çalışan bilirkişilerden aldırılan üçlü bilirkişi raporunda ise davalıya davacı tarafından 5 saat intibak uçuşu yaptırıldığı, davacının emekli olduktan sonra da kurumda çalışmaya devam edebileceği, havacılık camiasında işveren tarafından sağlanan uçuş eğitiminin karşılığının belirli bir süre karşılığında çalışılarak ödenmesi olduğu belirtilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15/c maddesinde belirtilen eğitim giderlerine ilişkin cezai şartın davacı tarafından davalıya eğitim masrafı yapılmış olması nedeniyle geçerli olduğu ve ayrıca davacı tarafından dosyaya sunulan uçuş belgelerinden de anlaşılacağı üzere davalı için kurum tarafından belli bir uçuş eğitim masrafı yapıldığından dolayı eğitim masraflarının davalının kurumda çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurulmak suretiyle bir indirim yapıldıktan sonra kalan miktarının hüküm altına alınması gerekmektedir.

Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda mahkemece davacı kurum çalışanı olmayan tarafsız bilirkişiler aracılığıyla gerekirse işyerinde inceleme yetkisi de verilerek yeniden bir rapor aldırılarak davacı Kurum tarafından davalı için yapılan eğitim masrafları belirlenerek bulunan miktardan davacının çalıştığı süre gözetilerek bir indirim yapılarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 14.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5386, K. 2013/2866, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/5386
Karar No
2013/2866
Tarih
14 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/5386 K.2013/4681
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/5386 K.2013/8239
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/5386 K.2013/5497
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/5387 K.2013/4863
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/5387 K.2013/6225
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/5387 K.2013/7682

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.