İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/5468 K.2013/12082

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2013/5468Karar2013/12082Tarih27 Haziran 2013Okuma4 dk · 778 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/5468 E., 2013/12082 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

778 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine

2)Davacı vekili, müvekkilinin davacıya ait işyerinde 05.07.2002 tarihinden iş akdinin feshedildiği 11.05.2010 tarihine kadar çalıştığını, son dönemde ekonomik kriz nedeniyle devletin tanıdığı kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak amacıyla işe ara verildiğini, 6 aylık süre ile müvekkilinin de içinde bulunduğu bazı işçilerin işten çıkarıldığını, bu dönemde için işsizlik ödeneği ödemesi yapıldığını, davalı işveren işçiler izinde iken işçileri kaçak ve sigortasız çalışmaları için yeniden işe çağırdığını, müvekkilinin ve bazı diğer işçilerin ödenekleri kesileceği gerekçesi ile bu öneriyi kabul etmediğini, bu gerekçe ile işveren tarafından 11.05.2011 tarihinde iş akitlerinin sonlandırıldığını, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı, davacı tarafın iş akdinin devamsızlık nedeniyle 4857 sayılı Yasanın 25/II-g bendi uyarınca haklı olarak feshedildiğini, 4857 sayılı Yasanın 65.maddesine göre müvekkili şirketin genel ekonomik kriz veya zorlayıcı nedenlerle kısa çalışma ödeneği hakkından faydalandığını, 10.03.2010 ile 09.09.2010 tarihleri arasında kısa çalışma yapılmasına izin verildiğini, bu durumun tüm işçilere duyuru panosuna asılarak ilan edildiğini, davacının da içinde bulunduğu işçilerin muvafakatlerinin bulunduğuna dair imzalarının alındığını,

06.05.2010 tarihinde müvekkili firmanın yeni sipariş alması üzerine daha 2 ay 5 gün süre ile çalışmama ... var iken kendi isteği ile geçici olarak bu dönemi sonlandırdığını, işçilerin tümünün kısa çalışma onay formunda belirttikleri cep telefonundan arandıklarını ve 06.05.2010 tarihinde işe başlanmalarının istendiğini, davacının da içinde bulunduğu küçük grubun işe başlamadığını, işe başlamama gerekçelerinin bildirilmesi için kendilerine ihtarname gönderildiğini ve mazeretlerinin sorulduğunu ancak geçerli bir mazeret ileri sürülmediğini, son çare olarak devamsızlık gerekçesi ile davacının iş akdinin sonlandırıldığını,

dolayısıyla davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini, beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı işveren şirketin ekonomik krizi gerekçe göstererek İş Kur Gen.Md.ne 08.04.2009 tarihinde müracaat ederek kısa çalışma talebinde bulunduğu, talebinin ilgili kurum tarafından kabul edildiği, davacı ve bir kısım diğer çalışanlar bu gerekçe ile 6 ay süre ile işten çıkarıldıkları, Mayıs 2010 tarihi içerisinde davalı şirketin yeni sipariş aldığı gerekçesi ile işçilere bildirdikleri cep telefonları vasıtasıyla en kısa zamanda işe başlamaları konusunda gayri resmi olarak tebliğde bulunulduğu, işçilerin bir kısmının cep telefonlarına yapılan aramalara icabet ederek işe başladıkları ancak davacının işe başlamadığı,

davalı şirket tarafından devamsızlık tutanakları tutularak bu gerekçe ile İş Kanununun 25/II-g maddesine dayanılarak iş akdinin feshedildiği ancak davacıya yapılan çağrının usulsüz olduğu, bu konuda çağrının resmi kanallardan yapılması gerektiği, cep telefonu aramasının ispatının davalı taraf üzerinde olduğu, davalı tarafın bu konuda sadece arandığı şekilde beyanda bulunduğu, ispata yönelik herhangi bir belge sunulmadığı, kaldı ki davacıya cep telefonu yada ev telefonu vasıtasıyla haricen yapılan çağrının yasal anlamda hiçbir hükmünün olmadığı,

davacının cep telefonu ile yapılan çağrıya icabet etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, evdeki bir yakınına telefon vasıtasıyla bu şekilde verilen bir haberin muhatabına sağlıklı bir şekilde ulaştırılacağının garantisi olmadığını, bu nedenle iş akdinin feshinin haksız yapıldığı, gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş akdinin işveren tarafından feshedilip feshedilmediği, feshin haklı olup olmadığı, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır. İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin, izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez.

Somut olayda, davalı işverenin Türkiye İş kurumu Genel Müdürlüğüne ekonomik kriz nedeni ile kısa çalışma talebi başvurusu üzerine, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım işçilerin 10.03.2010-09.09.2010 dönemini kapsayacak şekilde kısa çalışma ödeneğinden yaralandırıldığı; ancak işyerinin 06.05.2010 tarihinden itibaren tam çalışmaya geçmesi üzerine davacının işe başlaması için telefonla çağrıldığı halde gelmediği belirtilerek 11.05.2010 tarihli ihtarnamenin gönderildiği; söz konusu ihtarnamenin tebliğinden sonra da davacı işçinin devamsızlığını sürdürmesi üzerine 24.05.2010 tarihli ihtarname ile 4857 sayılı Kanunun 25/II-g maddesi uyarınca devamsızlık haklı nedenine dayanarak davalı işveren tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır.

Gerek dava dilekçesinde gerekse tüm tanık beyanlarına göre de davacının kısa çalışma uygulaması sonrası işe davet edilmesine rağmen işe gelmediğinin sabit olduğu, davacının işe gelmemesinin haklı nedenlerini ve belgelerini ispatlayamadığı, dikkate alındığında davalı işveren tarafından iş akdinin haklı olarak feshedilmesi nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.

O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 27/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5468, K. 2013/12082, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/5468
Karar No
2013/12082
Tarih
27 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/5468 K.2013/9201
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/5469 K.2013/12083
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/5469 K.2013/8176
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/5469 K.2013/11657
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/5470 K.2013/8295
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/5470 K.2013/10016

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.