KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5624 E., 2013/14743 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi ..., davalı ...’nin yanında bir dönem işçi olarak çalıştığını, işe girerken kendisine seneti imzalatıldığını ve bu senedi kefile de imza ettirip verdiği takdirde işbaşı yapabileceği şartının davalı işveren ... tarafından ileri sürüldüğünü, ekonomik sıkıntı içinde olması nedeni ile çaresiz 15.000,00.TL senedi kendisinin borçlu ve eşi olan diğer davacının ise kefil olarak imza ettiğini ve böylece ...'ın yanında çalışmaya başladığını.
17.12.2009 tarihinde işine son verildiğini ve işçilik hakları ödenmediği için davalı işveren aleyhine dava açtığını beyan etmiş, ayrıca davalının faturasız mal sattığı için satış sonucu tahsil edilemeyen alacakların kendisinden ve diğer çalışanların hesaplarından kesildiğini, davalı ...'ın Garanti Bankası Garaj şubesinde hesap açtığını ve bu hesaba tahsilat yapan işçilerin ... adına yatırdıkları bu paraları ... yatırmış gibi gösterildiğini, bu suretle parayı yatırmış kişinin para yatırmamış gibi göründüğünü, tahsilat yapıp bankaya yatırılan paralar yatırılmamış gibi gözüktüğü için ücretlerinden devamlı kesinti yapıldığını,
bu haksız kesinti nedeni ile kendisi ve diğer işyeri çalışanlarının davalıdan bu paraları istemesi üzerine davalı işveren tarafından kendisi ile birlikte diğer işyerinde çalışan arkadaşlarının iş akitlerinin feshedildiğini, kendisi ve diğer işten çıkarılan arkadaşları tarafından davalı aleyhine dava açıldıktan sonra davalı tarafından kendisi ve kefili ile diğer işçi arkadaşları aleyhine icra takiplerine başlandığını, tüm bu nedenlerle karşılıksız ve kötü niyetle alınan bu senede istinaden yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiş, diğer davacı ..., eşi olan davacı ...’in beyanlarına aynen katılmıştır.
Davalı ..., davacı ...’in, plasiyer satıcı olarak yanında çalıştığı dönemde tahsil ettiği paraları kendisine vermediği için açığı çıktığını ve davacı ...’e nakit borç para verdiğini bu nedenle davacıdan 9.440,00-TLlik senet aldığını ve sonra kendi borcuna karşılık olarak davacılara ait bu senedi diğer davalı ...’e ciro ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı-alacaklı Muzaffer de, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, takibin iptaline karar verilmiştir.
Dava, takibin iptali davası olarak mahkemece kabul edilerek sonuçlandırılmıştır. Ancak, Bursa 4. İcra müdürlüğünün 2010/3684 sayılı takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile alacaklı-davalı ... tarafından asıl borçlu ..., kefil ... ile ciranta ... adına 9.440,00 TL asıl alacak, 45,52 TL faiz ve 73,20 TL damga pulu olmak üzere toplam 9.558,72 TL üzerinden 16.2.2010 tarihinde takibe geçildiği, takip dayanağının 5.2.2010 vadeli 9.440,00 TL bedelli bono olduğu, senet suretinin dosyada bulunduğu, ödeme emrinin davacılara 22.2.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, takibe hiçbir borçlu tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar ve davalı ... hakkında açılan takip, süresi içinde borca ve senede itiraz edilmemesi üzerine kesinleşmiştir. Bu nedenle takibin iptaline karar verilmesi yasal olarak mümkün değildir. Dava, niteliği gereği İcra İflas Yasasının 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davasıdır. Bu davanın sonucunda ise, ancak “borçlu olunmadığının tespitine” karar verilebileceğinden mahkemece takibin iptaline karar verilmesi isabetsizolup bozma nedenidir.
Kabule göre de, davacılar, asıl borçlu ... ve kefili olan ...’in imzaladığı 9.440,00-TL bedelli senedin teminat senedi olmadığı dosyada bulunan tarihsiz protokol içeriği ile sabittir. Yine davacı ..., 15.5.2009 tarihli duruşmada alınan beyanında, bu senet için ücretinden kesintiler yapıldığını sadece 1.200,00TL borcunun kaldığını kabul ve ikrar etmiştir. Buna rağmen mahkemece, borçlulardan davacı ... tarafından tahsil edilmesi nedeniyle davalı ...’nin resmi defter ve kayıtlarında “alacak” olarak gözükmeyen dava konusu alacak yönünden, davalı Kadrinin haklı itiraz ve savunmaları gözardı edilerek davacıların iddiasının kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacı ...’in ücretinden takibe konu borç yönünden yapılmış kesinti varsa belgelerini dosyaya getirtmek, davacı ...'in yaptığı tüm ödemeleri belirlemek ve davacının, borcun varlığına dair kabulü de göz önüne alınarak tüm delilleri birlikte değerlendirmek suretiyle bir karar vermekten ibarettir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5624, K. 2013/14743, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama