KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/6492 E., 2013/6663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, işverenin iş akdini geçerli bir neden olmaksızın feshettiğinden bahisle feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin iş hacminin küçülmesi ve piyasanın zor koşulları nedeniyle ekonomik nedenlerle feshedildiğini ve davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işyerinde istihdam azaltılmasına gidilmediği, işyerinin zarar etmediği, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığından bahisle davanın kabulü ile Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine, karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.
Kısa kararda davacının işe iadesi ile birlikte işe iade edilmemesi durumunda 4 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilirken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında işe başlatmama tazminatının 6 aylık ücreti karşılığı olarak belirlendiği açıktır.
Somut olayda, mahkemece davacının davalı işyerine 2.3.2011 tarihinde başladığı, iş akdinin 7.9.2012 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğinin kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiş olması olaya ve oluşa uygun olmakla davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacının işyerindeki kıdemi gözönünde tutulduğunda işe başlatılmaması durumunda verilmesi gereken tazminatın yukarıda belirtilen ilkeler ışığında 4 aylık ücret olarak tespiti gerekir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/6492, K. 2013/6663, 15 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama