KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/6603 E., 2013/14982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1)Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2)Davacı işveren şirket vekili davalının 27/05/2011 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Denizli-Serinhisar ilçesinde asli kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın müşteri çevresini etkileyerek prestij kaybına neden olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin manevi zarara uğradığını ileri sürerek diğer isteklerle birlikte manevi tazminat isteğinin de hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, “ davacı şirket taşımacılık sektöründe otobüsleriyle yolcu taşıyarak faaliyet göstermektedir. Trafik kazaları davacı şirket gibi seyehat firmalarını olumsuz etkilemektedir. Özellikle otobüs kazaları insanları karayolu taşımacılığından uzaklaştırmaktadır. Davalı da kusuru nedeniyle kazaya sebebiyet vererek, davacı şirketin ticari itibarını zedelemiştir. Bu durum, davacı şirketin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan, davacı şirketin manevi tazminat talebi yerinde görülmüştür” gerekçesi ile manevi tazminat isteğinin de kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi hükmüne göre şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebileceği, TMK'nun 24.maddesinde ise hukuka aykırı olarak şahsiyet hakkına tecavüz edilen kişinin hakimden tecavüzde bulunanlara karşı korunmasını isteyebileceği, şahsiyet hakkı ihlal edilenin manevi tazminat davası açabileceği bildirilmiştir.
Kural olarak mala verilen zarar kişilik haklarına tecavüz mahiyetinde manevi tazminat itasını gerektirmez.
Zarara uğrayan malın kişi için hatıra değeri olan bir eşya olması hali bu kuralın istisnasıdır.
Somut olayda davalı işçinin yönetimindeki davalı işverene ait otobüsün davalının tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu kaza yapması nedeni ile davacı şirketin, aracında maddi zarar meydana gelmesi (değer kaybı) manevi zarar oluşturmayacağından manevi tazminat şartları oluşmamıştır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak mahkemece davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/6603, K. 2013/14982, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama