KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/6623 E., 2013/13880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2013
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerinde apre bölümü işçisi olarak çalıştığını, çeşitli nedenler ile çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılmak sureti ile boyahane bölümünde çalıştırılmak istendiğini, bu durumun kanuna aykırı olduğunu, 13/12/2010 tarihinde davalıya bu hususları belirten ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameden sonra 3 gün işyerine alınmadığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek diğer işçilik alacakları ile birlikte kıdem ve ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının çalıştığı departmandaki makinelerinin üretimine gerek olmadığı dolayısı ile üretimden men edildiğini, davacının ise boyahane departmanında görevlendirildiğini, davacının boyahane bölümünde çalışmayı kabul etmemesi üzerine iş akdinin feshedildiğini, apre bölümü ile boyahane bölümlerinin çalışan işçiler ve yapılan iş bakımından pek farkı olmadığını, görev yeri değişiminin esaslı yer değişikliği olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı işçinin iş yerindeki birim değişikliğini kabul etmemesi nedeni ile iş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu kabule göre kıdem ve ihbar tazminatı istenilemeyeceği, gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu, çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İş Hukukunun en tartışmalı alanlarından biri çalışma koşullarının tespiti ile bu koşulların uygulanması, değişiklik yapılması, en nihayet işçinin kabulüne bağlı olmayan değişiklik ile işverenin yönetim hakkı arasındaki ince çizginin ortaya konulmasıdır.
İş Hukuku, işçi hakları yönünden sürekli ileriye yönelik gelişimci bir karaktere sahiptir. Bu anlayıştan hareket edildiğinde, işçinin haklarının iş ilişkisinin devamı sırasında daha ileriye götürülmesi, iş hukukunun ... amaçları arasındadır. Çalışma koşulları bakımından geriye gidişin işçinin rızası hilafına yapılamaması gerekir.
İş ilişkisinden kaynaklanan ve işin yerine getirilmesinde tabi olunan hak ve borçların tümü, “çalışma koşulları” olarak değerlendirilmelidir.
4857 sayılı İş Kanununun 22'nci maddesindeki, “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.
İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir” şeklindeki düzenleme, çalışma koşullarındaki değişikliğin normatif dayanağını oluşturur.
Çalışma koşullarının değişikliğinden söz edebilmek için öncelikle bu koşulların neler olduğunun ortaya konulması gerekir.
Sözü edilen 22'nci maddenin yanı sıra Anayasa, yasalar, toplu ya da bireysel iş sözleşmesi, personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ile işyeri uygulamasından ... işçi ve işveren ilişkilerinin bütünü, çalışma koşulları olarak değerlendirilmelidir.
İşverenin yönetim hakkı kapsamında kalan ya da geçerli nedene dayanan değişiklikler, çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak nitelendirilemez. Geçerli neden işçinin verimi ile davranışlarından ya da işyeri gereklerinden kaynaklanabilir. Örneğin işçinin çalıştığı bölümde objektif olarak ortaya konulan performans kriterlerine göre verimsizliğinin saptanması ve hatta işverence bu yönde verilen eğitime rağmen sonuç alınamaması durumunda, işverence işçinin başka bir işte görevlendirilmesi mümkündür.
Yapılan değişiklik önerisi, altı işgünü içinde işçi tarafından yazılı olarak kabul edilmediği sürece işçiyi bağlamaz. Bu sürenin geçirilmesinden sonra, işçinin değişiklik önerisini kabul etmesi, işçi tarafından işverene yöneltilen yeni icaptır. İşveren iş sözleşmesini ancak altı işgünlük sürenin geçmesinden sonra feshedebilir. İşçinin altı işgünü geçmesinden sonra yaptığı kabul beyanı üzerine işverenin iş sözleşmesini feshi, kendisine yöneltilen yeni icap beyanının örtülü olarak reddi anlamına gelir.
İşçi çalışma koşullarında esaslı değişikliği kabul etmez ve işyerinde çalışmaya devam edilirse, değişiklik gerçekleşmemiş ve sözleşme eski şartlarla devam ediyor sayılır. Bu durumda işveren, değişiklik teklifinden vazgeçerek sözleşmenin eski şartlarda devamını isteyebilir ya da çalışma koşullarında değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak koşulu ile sözleşmeyi feshedebilir.
4857 sayılı Kanunun 22'nci maddesinde, çalışma koşullarında esaslı değişiklik sebebiyle işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshedebileceği öngörülmemiştir. Bununla birlikte çalışma koşullarının değiştirilmesi aynı zamanda koşullarının uygulanmaması anlamına geldiğinden, aynı Yasanın 24'üncü maddesinin (II-f) bendinde belirtilen hal, işçinin haklı fesih nedenleri arasında sayılmıştır. Bu durumda işçinin ihbar tazminatı talep hakkı doğmazsa da, kıdem tazminatı ödenmelidir. Bununla birlikte, çalışma koşullarında esaslı değişikliği kabul etmeyen işçinin iş sözleşmesinin işverence feshi halinde, ihbar ve kıdem tazminatlarını talep hakkı doğar.
Somut olayda, mahkemece davalı işveren tarafından yapılan işyeri değişikliği birim değişikliği olarak kabul edilmiş ise de bu sonuca yeterli araştırma yapılmadan ulaşılmıştır. Yapılacak iş, işyerinde iş güvenliği uzmanı ve tekstil sektöründe uzman bilirkişi ile birlikte keşif yapılarak davacının önceden “Apre bölümünde” yaptığı iş ile daha sonra çalışması istenen “Boya bölümünde” yapılan işin daha ağır olup olmadığı, yapılan işyeri değişikliğinin işçi aleyhine ağırlaştırılmış durumunda, çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/6623, K. 2013/13880, 5 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama