KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/6776 E., 2013/13970 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının 1998 - 2011 yıllarında davalı ... Belediyede ''şoför'' olarak çalıştığını, çalışma süresi boyunca fazla çalışması ve genel tatil günlerinde yaptığı çalışmasının karşılığının ödenmediğini iddia ederek, fazla çalışma, ulusal ... genel tatil alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın fazla çalışma ve genel tatil günlerinde yapılan çalışma ücretlerinin ödenmesi taleplerinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesiyle hafta tatili alacağını talep etmediği halde, ıslah dilekçesi ile hafta tatili alacağı da istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır.
Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur.
Ancak, davacının peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda dava tümden ıslah edilmediği gibi ıslah harcı ile birlikte başvuru harcı yatırılmadığından dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulü de mümkün değildir. Hafta tatili alacağı hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla hafta tatili alacağına ilişkin ıslah isteminin reddine karar vermek gerekirken bu alacak hakkında hüküm kurularak ıslaha değer verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Ayrıca, davacı ıslah dilekçesi ile artırdığı miktara faiz yürütülmesini talep etmediği halde hüküm altına alınan alacakların tümüne faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/6776, K. 2013/13970, 5 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama