KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7134 E., 2013/4286 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde 1.8.2002 tarihine kadar ... Ticaret Merkezi Blok yönetimi tarafından güvenlikçi olarak çalıştırıldığını, bu tarihte iş sözleşmesi feshedilerek davalı ... Ticaret Merkezi Kat Malikleri Kurulu Üst Yöneticiliği tarafından tekrar işe alındığını ve aynı işini yapmaya devam ettiğini, 1.8.2002 tarihinde kendisine sadece kıdem tazminatı ödendiğini, 1.1.2006 tarihine kadar 12 saat çalışıp 24 saat istirahat ederek çalıştığını, 1.1.2006 tarihinden itibaren ise 8 saat çalışıp 16 saat dinlenme ile çalışmaya başladığını belirterek kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil, ikramiye ve ücret farkı alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı, davacının 1.8.2002 tarihinde kadar dava dışı ... Ticaret Merkezi Blok Yönetimi tarafından çalıştırıldığını, iş sözleşmesinin bu işveren tarafından feshedildiğini, 1.8.2002 tarihinden itibaren kendi işçisi olarak çalışmaya başladığını, işyerinde 1.1.2006 tarihine kadar 12/24 saat usulü ile çalışıldığını, 1.1.2006 tarihinden sonra ise 8/16 saat usulü ile haftada 1 gün izin yapmak suretiyle çalıştığını, genel tatil günlerine denk gelen çalışmaları yönünden alacaklarının ödendiğini, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. .../.
2013/7134-4286 S.2
Mahkemece davacının 1.1.2006 tarihine kadar fazla çalışma yaptığı belirtilerek bu alacağı hüküm altına alınmıştır.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay'ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir.
Mahkemece bozmadan önce verilen 29.7.2010 tarihli kararla davacının fazla çalışma ve genel tatil alacağının kabulüne, hafta tatili, yıllık izin, ücret, ikramiye, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, reddedilen bölüm üzerinden 1000 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, 9. H.D. 28.6.2011 tarihli kararı ile fazla çalışma alacağının aylık 25 saat üzerinden hesaplanması, genel tatil alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece davacının hafta tatili, yıllık izin, ücret, ikramiye, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine 1000 TL avuktalık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine ilişkin 29.7.2010 tarihli karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt uyandırcak şekilde “diğer talepler ile ilgili dava Yargıtay bozma ilamı dışında kaldığından, bu talepleri ile ilgili tekrar karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. Maddesine göre;
“MADDE 12 – (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
.../.
2013/7134-4286 S.3
(2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.”
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12.maddesindeki düzenlemeye göre vekalet ücretinin tayini açısından aşağıdaki şekilde inceleme yapılmalıdır:
a.400 TL’ye kadar kabul veya reddedilen alacaklar açısından AAÜT 12/2 son cümlesi gereği vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceği için kabul veya reddedilen alacak kadar vekalet ücretine hükmedilmelidir.
b.400 TL-3.333,33 TL aralığında kabul veya reddedilen alacaklar açısından AAÜT 12/2 maddesi gereği vekalet ücreti icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen 400 TL’dir.
c. 3.333,33 TL ve üzerinde kabul veya reddedilen alacaklar açısından AAÜT 12/1 maddesi gereği vekalet ücreti tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi olarak belirlenecektir.
Somut olayda mahkemece verilen 25.12.2012 tarihli karar ile 1.848,76 TL fazla çalışma alacağı talebinin kabulüne fazla talebin ve genel tatil alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. (2.320.97 TL-1.848.76 TL) = 472.21 TL fazla çalışma, 450.00 TL genel tatil olmak üzere toplam 922.21 TL alacak talebi reddedilmiştir. Avukatlık ücretinin kabul ve reddedilen bu miktarlar esas alınarak hesaplanması gerekirken davacı yararına ne şekilde hesap edildiği açıklanmadığından denetimi yapılamayan 1.200,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Her ne kadar reddedilen 922.21 TL üzerinden davalı yararına 400.00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken 410.64 TL'na hükmedilmesi hatalı ise de davacı kararı temyiz etmediğinden bu yön bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7134, K. 2013/4286, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama