KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7203 E., 2013/6865 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı alt işveren Bel-Pa Şirketi bünyesinde ancak asıl işveren davalı belediyenin engelli hizmet merkezinde Halkla İlişkiler Uzmanı olarak çalıştığını, 02.11.2011 tarihinde kendisine hiçbir gerekçe gösterilmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine ve boşta geçen süre ücreti ile diğer haklarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, davalı idare vekili ise idare yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve boşta geçen süre ile diğer haklarına karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 maddesinin son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması
şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında engellilere yönelik temizlik, sağlık, bakım, onarım, servis ve psiko-sosyal destek hizmet alımı işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan şirketinin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işe iadeye bağlı maddi sonuçlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları isabetli ise de infazda tereddüt oluşturucak şekilde hüküm fıkrasında davacının hangi işverene iade edildiğinin belirtilmemesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7203, K. 2013/6865, 17 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama