KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7213 E., 2013/9341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2013
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında davacının aldığı ücret çekişme konusudur.
Davacı, eline aylık geçen ücretin 4500,00 TL olduğunu iddia etmiş, davacı tanıkları da bu yönde beyanda bulunmuştur.
Davalı ise davacının imzalı ücret bordrolarına göre net 597,31 TL ücret aldığını savunmuştur.
Bu durum karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerek davacı iddiası ve gerekse savunmaya göre alacaklar hesap edilmiştir.
Mahkemece, davacının ücretinin işyeri kayıtları kadar olduğu sonucuna varılmakla bilirkişinin davalı savunmasına göre yaptığı hesaplamalar hükme esas alınmıştır.
Ancak mahkemece emsal ücret araştırması yapılmamıştır. Ücret çekişmeli olduğuna göre mahkemece yapılacak olan iş davacının gerçek ücretinin belirlenmesi olmalıdır. Bu kapsamda öncelikle davacının yaptığı iş belirlenerek, meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
3-Taraflar arasında fazla çalışma hususu da çekişme konusudur.
Davacı, dava dilekçesinde fazla çalışma ile ilgili olarak somut bir iddia ileri sürmemiş, sadece fazla çalışma yaptığını belirterek bu alacağın hüküm altına alınmasını istemiştir.
Buna karşılık davalı ise, davacının işinin gereği olarak fazla çalışma yapmadığını, normal mesai saatleri içerisinde çalıştırıldığını, fazla çalışma yaptığı iddiasının tamamen asılsız olduğunu, işin konusunun sadece turizm sezonu ile sınırlı olmakla ve yasal mesai süreleri içerisinde çalıştırıldığını savunmuştur.
Davacı tanıkları davacının 08.00-20.00 saatleri arası çalıştığını, davalı tanığı ise 08.00-14.00 veya 17.00 ye kadar çalıştığını beyan etmişlerdir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da " davalı tanık beyanlarına itibar edilmesi halinde fazla çalışma ücret talebinin yerinde olmayacağı buna karşılık davacı tanık beyanlarına itibar edilmesi halinde haftanın 6 günü ortalama 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme düşüldükten sonra haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı" belirtilerek hesaplama yapılmıştır.
Öncelikle davacının çalıştığı iş yerinin davalı şirkete ait otel işyeri değil, mücevherat satışının yapıldığı işyeri olduğu görülmüştür.
Bu nedenle mahkemece, davacının çalıştığı mücevherat satışının yapıldığı belirtilen işyerinin yine davalı şirkete ait otel içerisinde mi yoksa tamamen ayrı bir işyeri olarak mı organizasyon olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu belirlemeden sonra gerekirse tanıklar yeniden dinlenilerek davacının yaptığı iş de dikkate alınarak davalı savunması gibi turizm sezonu ile sınırlı olarak yapılan bir iş olup olmadığı üzerinde durularak turizm sezonu ile sınırlı olduğunun kabulü halinde sadece bu dönem yönünden fazla çalışma yapıp yapmadığı belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken yıl boyunca aynı şekilde çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulması da hatalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7213, K. 2013/9341, 22 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama