KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7384 E., 2013/22587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2013
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 149 ada 12 ve 153 ada 6 parsel sayılı sırasıyla 16830,33 m2 ve 15891,16 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle... adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacılar ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 149 ada 12 ve 153 ada 6 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 149 ada 12 ve 153 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde......ile...mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, ancak davacıların sadece kendi adlarına tescil talebinde bulundukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece mahallinde 02.11.2012 tarihinde yapılmış keşif ile Kadastro Komisyonunun 05.02.2009 tarihli inceleme zaptında dinlenilen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanları çeliştiği halde bu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, hem keşifte hem de kadastro komisyonun inceleme zaptında dinlenilen yerel bilirkişi, taraf tanıkları ile tutanak bilirkişilerinin tümü ile uzman bilirkişi fen elemanı olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında dinlenilen tüm kişilerden olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, özellikle dava konusu taşınmazların tespit maliki... tarafından davacılara kiraya verilip verilmediği,
davacıların zilyet olduğunun belirlenmesi halinde zilyetliğinin asli veya feri nitelikte olup olmadığı, davalının dava konusu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini iradi olarak terk edip etmediği belirlenmeli, zilyetliğin iradi olarak terk edildiğinin tespiti halinde ise bu süre içerisinde dava konusu taşınmazlara kim tarafından ve nasıl zilyet olunduğu belirlenmeli, beyanlar arasında aykırılık oluştuğu taktirde var olan çelişki giderilmeye çalışılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, elverişli rapor alınmalı,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7384, K. 2013/22587, 18 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama