KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7407 E., 2013/5353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 115 ada 74 parsel sayılı 139729,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 115 ada 74 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 18.10.2010 tarihli rapor ve haritasında (B) harfi ile gösterilen 6662,14 m2 yüzölçümündeki bölümün davacının miras bırakanı ... mirasçıları adına payları oranında, geriye kalan 133067,56 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu 115 ada 76 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 115 ada 74 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 18.10.2010 tarihli rapor ve haritada (B) harfi ile işaretli 6662,14 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... ve paydaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Mahkemece davacının hak iddia ettiği yerin bir bölümünün 115 ada 76 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, ancak taşınmazın davacı ve paydaşları adına tespit edildiği gerekçe gösterilmiş ise de; davacı dilekçesinde davasını 115 ada 74 parsel sayılı taşınmaz yönünden ikame etmiş, duruşma tutanaklarına yansıyan beyanlarına göre de davacı 115 ada 76 parsel sayılı taşınmazdaki diğer paydaşların payının iptalini isteyerek müstakilen kendi adına tescil edilmesi istemini içeren açık bir beyanına rastlanmamıştır.
Davacının keşifte taşınmaz sınırlarını gösterirken kendisi ve paydaşları adına tespit edilen taşınmazı da göstermesi o taşınmaza yönelik dava açtığı anlamına gelmediği gibi davacı, dava ve temyize konu taşınmaz bölümünün miras bırakan ... ve mirasçıları adına tesciline dair mahkeme hükmünü dahi temyiz etmemiştir. Hal böyle olunca davacının 115 ada 76 parsel sayılı taşınmaza yönelik bir davasının olmadığının kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7407, K. 2013/5353, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama