KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7639 E., 2013/13537 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 2 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların penye ihracatı yaptıkları iş yerinde 15.12.1998-20.02.2003 tarihleri arasında sigortasız, 30.04.2011 tarihine kadar da sırasıyla ... ... ...,... ve ... yanında sigortalı gösterilerek reçmeci makineci olarak çalıştığını,iş yerinde kesimhane dışında bütün bölümlerin kapatılacağı gerekçesiyle ve hiçbir uyarı yapılmadan çıkışı verilmek suretiyle müvekkilinin iş akdinin haksız feshedildiğini ancak haklarının ödenmediğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma alacağı, yıllık izin ücreti, ulusal ... genel tatil alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalılardan ... ile ... ... ... bünyesinde hiçbir zaman çalışmadığını, bu davalılar yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davalı ... bünyesinde ise hizmet döküm cetvelinde belirtilen dönemlerde kısa bir süre çalıştığını ve diğer dönemler yönünden müvekkilinin sorumlu olmadığını beyan ederek açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı ile, fazla çalışma alacağı, yıllık izin ücreti, ulusal ... genel tatil alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu usul hukuku değil, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk meselesidir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme dava konusu hakkın esasına girip karar veremez. Davayı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir.Davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine davalı sıfatı ise subjektif hak kendisinden istenebilecek kişiye aittir. Kuşkusuz bu hak sözleşmeden,haksız fiilden, sebepsiz iktisaptan veya kanundan doğabilir.
Bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın gerçek borçlusundan başka bir kişiye karşı açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil, davalının davalı sıfatına sahip olmadığından dolayı reddedilir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü, Prof. Dr. Baki Kuru, I. Cilt, s. 1159)
Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak taraf sıfatı itiraz niteliğinde olduğundan hakim diğer itirazlar gibi dosyadan anlaşılabildiği sürece resen dikkate alır. (Prof.Dr.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, I.Cilt, s.1195; Prof.Dr. ... Pekcanıtez - Prof.Dr. ... Atalay - Prof.Dr. ... Özekes Medeni Usul Hukuku ... Bilgiler, s.214)
Somut olayda, davacının hizmet cetvelinin tetkikinden tasfiye halinde bulunan ... Tekstil Konfeksiyon Ürünleri İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi, yine tasfiye halinde bulunan Debecan Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi üzerinden sigortalı olarak gösterildiği,dosyadaki ticaret sicili gazetelerine göre davalılardan ...'in ... Tekstil Konfeksiyon Ürünleri İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve tasfiye memuru ve davalı ... ... ...'in de Debecan Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve tasfiye memuru oldukları anlaşılmıştır.
Davacı davasını açarken hasmın seçiminde hata yapmış davayı doğrudan tasfiye memuru ortaklara yöneltmiştir.
Yapılacak iş, davacıya dava dışı Tasfiye Halinde ... Tekstil Konfeksiyon Ürünleri İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketini temsilen tasfiye memuru ...'e ve Tasfiye Halinde Debecan Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini temsilen tasfiye memuru ... ... ...'e davayı yöneltmesi için önel vermek, taraf teşkili sağlandıktan sonra alınacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7639, K. 2013/13537, 2 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama