KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7689 E., 2013/14360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01.11.1993 tarihinde davalının adresinde faaliyet gösteren “... Kuğuoğlu” nun işyerinde çalışmaya başladığını, işyerinin daha sonra unvan değişikliği yaparak “Kuğu Tekstil Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” unvanı ile faaliyetine devam ettiğini, 07.03.2003 tarihinde iş akdinin işveren tarafından sözlü olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal ... genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 01.11.1993 tarihinde işe başladığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının işe giriş tarihinin 01.04.1996 tarihi olduğunu, davacının işverene gelerek eşinin artık çalışmasını istemediğini beyanla anlaşarak kıdem tazminatını almak suretiyle istifa ederek işten ayrıldığını, işvereni ibra ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının son ücretinin çalışma süresine göre asgari ücret olamayacağı, davacının istifa ederek ayrıldığının savunulmasına rağmen dosyaya ibraname başlıklı bir belge ile davacının tazminat alacağının ödendiğinin belirtilmesi karşısında bu belgenin gerçek bir istifa belgesi olamayacağı ve ibranamenin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının ücreti konusunda ihtilaf vardır. Davacı son net ücretinin 450,00 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise davacının 226,00 TL net ücret aldığını savunmuştur. Dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarında davacının son ücretinin asgari ücret olduğu görülmektedir. Davacı tanığı ... Çiftçi davacının kendisinden 90,00 TL fazla aldığını, diğer davacı tanığı ... ise davacının haftalık 110,00-120,00 TL net ücret aldığını beyan etmiştir.
Davalı tanığı ... ... davacının asgari ücret aldığını, davalı tanığı ... Bostancı ise günlük 15,00-20,00 TL aldıklarını beyan etmiştir. Bilirkişi 450,00 TL net ücret ile asgari ücret üzerinden iki şıklı hesaplama yapmış, Mahkemece davacının ücretinin çalışma süresi nazara alınarak 450,00 TL olduğu kabulü ile bu ücret üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.
Dosyada bulunan Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2006/450 E.-2010/321 K. sayılı hizmet tespitine ilişkin dosyasında davacının 1996/3.dönem ile 1999/3.dönemine kadar davalı işyerinde çalıştığı ve ücretinin asgari ücret olduğu karara bağlanmış, mahkeme kararı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu tespitler karşısında davacının 31.12.1999 tarihine kadar olan ücreti kesinleşmiş hizmet tespitine ilişkin Mahkeme kararına göre asgari ücrettir.
Davacının 31.12.1999 tarihinden fesih tarihine kadar olan süre içinde aldığı ücretin tespiti için Mahkemece ilgili meslek odalarından sorulmak suretiyle davacının gerçek ücretinin belirlenmesi ile davacının 31.12.1999 tarihinden sonraki alacaklarının bu ücrete göre belirlenmesi gerekmekte olup yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7689, K. 2013/14360, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama