KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7732 E., 2013/13849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2013
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin hiçbir haklı neden bulunmadan işveren tarafından 12.08.2011 tarihi itibariyle yapılan fesih bildirimi ile “…21.12.2010 tarihinde başlamış olduğunuz görevinizden işveren kararı ile 12,08.2011 tarihi itibariyle fesih işleminin yapıldığını tarafınıza beyan eder, emek verdiğiniz süre içerisinde göstermiş olduğunuz hizmetlerden dolayı teşekkür eder, işlerinizde başarılar dileriz…” şeklindeki yazı ile feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile fazla mesai, ulusal ... genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işletme müdürü olarak çalıştığını, davacının görevlerini yerine getirmeyerek davalı şirketi maddi ve manevi zarara uğratacak şekilde görevlerini ihmal ettiğini, davacıya bağlı personelin davacının hakaretleri nedeniyle şikayetçi olduklarını, davacının yiyecek ve içecekleri kontrol etmek ve sevkiyatların zamanında yapılıp yapılmadığını denetleme görevi olduğunu, davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müşteri sağlığını tehlikeye düşürdüğünü, davacının olumsuz davranışları nedeniyle defalarca uyarılmasına rağmen davranışlarının devam ettiğini,
davalı firmada üst yönetim değişikliğinden sonra davacının uyumsuz hal ve hareketlerinin, performans düşüklüğünün ve çalışanların şikayetlerinin devam etmesi nedeniyle iş akdinin 4857 sayılı Kanununun 25 ve devamı maddeleri gereğince feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı hakkında yapılan şikayet dilekçelerinden davacının personele hakaret etmesi, çözülmüş etlerin ve sebzelerin tekrar dondurularak satışa sunulması, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satışa sunulması gibi işvereni zarara uğratacak davacı sorumluluğundaki eylemlerin şikayete konu edildiğinin anlaşıldığı, davacının en son eylemi ile ilgili şikayetin 12.08.2011 tarihinde işverene iletilmesi karşısında işverenin iş akdini 6 işgünü içerisinde feshettiği, davacının eyleminin İş Kanununun 25/II-d bendindeki başka işçilere sataşma boyutuna vardığı, ayrıca bozuk gıdaları satışı arz edip iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; davalı tarafça davacının iş akdinin işverenin başka işçisine sataşması, iş güvenliğini tehlikeye atması ve işvereni zarara uğratması nedenleriyle feshedildiği savunulmuş ise de dosyaya sunulan 11.08.2011 tarihli fesih bildirimi yazısında “21.12.2010 tarihinde başlamış olduğunuz görevinizden işveren kararı ile 12.08.2011 tarihi itibari ile fesih işleminin yapıldığını tarafınıza beyan ederiz.
Emek verdiğiniz süre içeresinde göstermiş olduğunuz hizmetlerden dolayı teşekkür eder, işlerinizde başarılar dileriz.” şeklinde davacıya iş akdinin feshedildiğinin bildirildiği, fesih bildirim yazısında haklı fesih nedenine dayanılmadığı gibi davacıya ait işten ayrılış bildirgesinde davacının işten ayrılış nedeninin 04 (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak gösterildiğinin anlaşılması karşısında davalı tarafın davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği savunması ile işveren kayıtlarının çelişmesi nedeniyle davacının iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğinin kabulü ile ihbar
tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7732, K. 2013/13849, 5 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama