KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7766 E., 2013/9968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz edenler davalı ... Lastik San.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... ve davacı ... vekili Av.Uğur Fırtına geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalışırken fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, ücretinin bordroda tam olarak gösterilmemesi, diğer yasal haklarının ödenmemesi sebebi ile iş akdini İş Kanunu'nun 24.madesine göre haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ücretinin en son asgari ücret olduğunu, fazla çalışma yapmadığını, davacının devamsızlıklarına rağmen işverenin merhamet gösterip bu davranışlara katlandığını, 21/23 Temmuz 2010 tarihleri arasında davacının tekrar devamsızlık yaptığını, mazeret sunması aksi halde akdin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davacının 26 Temmuz 2010 tarihinde işyerine gelerek tazminat talebi ile beraber istifa ettiğini, kıdem tazminatı ve son yıllık izin ücretinin ödendiğini, davacının kendi el yazısıyla ve iki şahit huzurunda yasal hak ve alacaklarını aldığını beyan ederek müvekkilini ibra ettiğini,
bu şekilde ayrılan davacının ısrarlı bir şekilde tekrar çalışma talebi üzerine müvekkili tarafından tekrar işe alındığını, ancak davacının 21/10/2010 tarihinde tekrar istifa ederek alacak ihtarı çektiğini, devamında bu davanın açıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından, davacının hizmetinin kesintisiz olduğu, net 950,00TL ücret aldığı, 21/10/2010 tarihli soyut istifa dilekçesi ile işten ayrıldığı, imza inkarı üzerine alınan raporda imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıktığı, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, bilirkişi raporunda belirlenen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan 21/10/2010 tarihli istifa dilekçesi altındaki imzaya davacı itiraz etmiştir. Bunun üzerine kriminal uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi istifa dilekçesi altında imzanın davacıya ait olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili bu rapora itiraz etmiş ise de, davacının bu itirazı üzerinde durulmamıştır.
İmza incelemesi konusunda Adli Tıp Kurumu'nun son merci olduğu dikkate alınarak davacının itirazı nedeni ile İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden sözü edilen istifa belgesindeki imza ve yazıların davacıya ait olup olmadığı konusunda rapor alınmalı, toplanmış deliller ile birlikte değerlendirilerek iş sözleşmesinin feshi konusunda sonuca gidilmelidir.
3-Benimsenen bilirkişi raporunda davacı tanıklarının beyanlarına istinaden fazla mesai, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri hüküm altına alınmış ise de, davacı tanıkları davalı işyerinde çalışmış, çalışma koşullarını bilebilecek durumda olan kişiler değildir. Davalı tanık anlatımlarına göre ise fazla mesai yapılmamaktadır. Bu nedenle davacı fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını usulünce kanıtlamış değildir. Mahkemece bu taleplerin reddi yerine kabülü hatalıdır. O halde davalı ve davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7766, K. 2013/9968, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama