KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7891 E., 2013/14975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı, davalı tarafça hiçbir ilama dayanmadan afaki olarak davacı bakanlık aleyhine Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2011/348 sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, kurumlar arası yazışmanın uzun sürmesi nedeniyle takibe itiraz edilemediğinden bu davanın açılmak zorunda kalındığını, davalı ile aralarında iş sözleşmesi olmadığını, davacı bakanlık ile taşeron şirketler arasında temizlik ihaleleri yapıldığını, davalının bir alacağı varsa muhatabının davacı bakanlık değil ihaleyi alan şirketler olduğunu ileri sürerek davacı bakanlığın davalıya borçlu olmadığının tespitine, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2011/348 sayılı takip dosyasındaki takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının %40 tazminatla cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalarda davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacı ...'na bağlı Şanlıurfa Profilo ilköğretim Okulunda taşeron olarak iş alan şirketler işçisi olarak çalıştığı, davalı ... ile şirketler arasındaki ilişkinin alt-üst iş veren ilişkisi olduğu, şirketler değişmesine rağmen davalı işçinin çalışmasının ara vermeksizin devam ettiği, bu nedenle çalıştığı döneme ilişkin tazminat ve alacaklardan davacı ...'nın sorumlu olduğu, daha sonra sözleşmesinin feshedildiği, yapılan feshin bilirkişi raporundaki yerinde görülen gerekçelere göre haksız olduğu,
aldırılan bilirkişi raporunda davacının hak ettiği alacak miktarlarının İş hukuku ilkeleri çerçevesinde usulünce ve gerekçeleri de belirtilerek gösterildiği, hesaplama yönteminin mahkemece de benimsendiği, mevcut raporun hüküm vermeye yeter nitelikte olduğu, açılan menfi tespit davasının reddine, davalının Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2011/348 sayılı takip dosyasında yürüttüğü icra takibinin 10.289,04 TL asıl alacak, ve 68,82 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak 11.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece 27/04/2011 tarihli duruşmada davalı vekiline delil ve tanık listesini sunması için 20 günlük kesin süre verildiği, kesin süre içinde tanık listesi sunulmadığı, davalı vekilince 08/12/2011 tarihli duruşmada tanık ve delil listesi sunulmak üzere yeniden süre talep edildiği, duruşmada hazır bulunan davacı vekilince kesin süre içinde tanık ve delil listesi sunulmadığından talebin reddine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece bu konuda ara karar verilmediği, davalı vekilince 29/12/2011 tarihli dilekçe ile delil listesi sunulduğu ve tanıklarının isim ve adreslerinin bildirildiği,
Mahkeme kalemince davalı tanıklarına davetiye tebliğ edildiği, davacı vekilinin yokluğunda 29/05/2012 tarihli duruşmada davalı tanıklarının dinlendiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tanıklarının beyanlarının bilirkişi raporuna esas alındığı görülmektedir.
Davalı vekilinin kesin süre içerisinde tanık listesini sunmadığı anlaşılmakla davalı tanıkları yokmuş gibi değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davalı tanıklarının beyanları dikkate alınarak hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
2-Kabule göre de; davalı 45.500,00 TL asıl alacak ve 93,98 TL işlemiş faiz için icra takibi başlatmıştır. Davacı, davalı tarafından yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini Mahkemeden talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 10.289,04 TL asıl alacak ve 68,82 TL faiz alacağı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Davacının davası menfi tespit davası olup Mahkemece davacının borçlu olmadığı miktar üzerinden davanın kabulüne, borçlu olduğu miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi ile icra takibi ile ilgili karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7891, K. 2013/14975, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama