KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7924 E., 2013/15232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli bir nedene dayanmaksızın davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal ... genel tatil, ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ve tüm alacaklarının kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine diğer alacak taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamalıdır. İşçinin imzasını taşıyan bordroların sahteliği ortaya konmadıkça bu bordrolardaki fazla çalışma karşılığının ödendiği kabul edilir. İşyerine giriş çıkış kayıtları vb. belgeler fazla çalışmayı ispat vasıtasıdır. Yazılı belge bulunmaması halinde ise tanık anlatımlarına göre değerlendirme yapılması gerekir.
Bordrolardaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde ilgili bordronun kapsadığı ay ile ilgili davacının fazla çalışma ücretini aldığı kabul edilmelidir. Eğer bordrolar ihtirazi kayıt konulmak suretiyle imzalanmışsa bordroda belirtilenden daha fazla süre ile çalıştığını davacı taraf her türlü delil ile ispatlayabilir.
Davalı işverence dosyaya davacının imzasını içeren bordrolar sunulduğu ve bordroların bir kısmında fazla çalışma ödemelerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Karara esas alınan bilirkişi raporunda tüm çalışma süresi bakımından tanık anlatımlarına göre belirlenen çalışma saatlerinden hareketle fazla çalışma ücreti tutarı bulunduğu ardından bordrolarda ödenen tutarların toplamının hesaplanan tutardan mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak fazla çalışma ödemesi olan aylar bakımından gerekli ödemelerin yapıldığı kabul edilerek hesaplamada bu ayların dışlanması suretiyle alacak miktarı belirlenmelidir. Fazla çalışma ücreti olarak bulunan tutardan bordrolarda ödenen tutarların toplamının mahsup edildiği hesap şekline itibarla hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7924, K. 2013/15232, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama