KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/803 E., 2013/3983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2013
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 13.09.2012 gün ve 2011/7945-2012/5912 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece dava konusu 155 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek davacı Hazine'nin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacının temyizi üzerine Dairemizce de aynı gerekçelerle onanmış ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun değildir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tutanak tanıklarının sözleri olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
Davacı Hazine dava konusu taşınmazın bulunduğu Sağırkaya Köyünde kanunları uyarınca kaçak yitik kişilerden kaldığı gerekçesiyle 60 ayrı taşınmazı 28.12.1987 tarihinde idari yoldan (ihdasen) adına tescil etmiştir. Davacı Hazine'nin tutunduğu 28.12.1987 tarih, 28, 57 ve 60 ile 4.4.1964 tarih, 57 sayılı tapu kayıtları uygulanmamıştır. Öte yandan ilk keşifte dinlenilen tutanak tanıkları ve iki ayrı keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin beyanları arasındaki çelişki de giderilmemiştir. O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan .../..
2013/803-3983 S.2
delilleri sorulup saptanmalı, tanık bildirdikleri takdirde taşınmaz başında dinlenmeleri için adlarına davetiye çıkarılmalı, davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli, tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorularak belirlenmeli, başka taşınmazlara revizyon görmüş ve davalı oldukları saptandığı takdirde dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, daha sonra taşınmazın bulunduğu köyden yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi,
tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları ile varsa haritalarının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kuşkusuz tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yoksa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı,
tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, komşu taşınmazların dayanağı kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğu üzerinde durulmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı,
taşınmazın davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının tesis tarihi olan 28.12.1987 tarihinden geriye doğru 20 yıl içerisinde ne şekilde tasarruf edildiği, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, kanunları uyarınca Hazine'ye intikal edip etmediği hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava konusu taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek,
çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğu sonucuna varıldığı takdirde bu nitelikteki .../..
2013/803-3983 S.3
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/803, K. 2013/3983, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama