İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/8066 K.2013/16550

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraflarca süresi içinde temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından…

Esas2013/8066Karar2013/16550Tarih9 Ekim 2013Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/8066 E., 2013/16550 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
9 Ekim 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.011 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraflarca süresi içinde temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı, davalı şirkette 10.12.2007 tarihinden 25.03.2011 tarihine kadar satın alma birim yöneticisi olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 5.500,00 TL olduğunu, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, yıllık izin ücretinin (33,5 gün) eksik ödendiğini, günlük 2 saat iş arama izni verilmediğini, bu nedenle de ihbar tazminatına hak kazandığını, haftanın 5 günü 08:00-19:00 saatleri arasında çalıştığını, yarım saat yemek molası verildiğini, davacının yıl içinde de muhtelif defalar yurt dışı seyahatinin olduğunu, bu nedenlerle hak etmiş olduğu fazla mesai ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacıya günde 2 saat iş arama izninin kullandırıldığını, davacının bu hususu 25.03.2011 tarihli yazılı ve imzalı beyanı ile kabul ettiğini, bu nedenle davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını, fesih tarihinde kullanılmayan 33,5 gün yıllık izninin olduğunu ve bu izinlerin karşılığı olan 2.548,90 TL tutarındaki ücretin de (maaş bordrosunda görünen ücret üzerinden hesaplanarak) ödendiğini, davacı tarafından maaş bordrosunun ihtirazı kayıt konulmadan imzalandığını, davacının aylık ücretinin brüt 3.000,00 TL olduğunun 25.03.2011 tarihli yazılı beyanı ile sabit olduğunu, mesai saatlerinin 08:00-18:30 arasında olduğunu,

günde 1 saat yemek molası ve 15'er dakikadan 2 kere çay ve dinlenme molasının olduğunu, davacının yaptığı çalışmaların karşılığı olan tüm ücretlerin bordrolara yansıtıldığını ve davacının bu bordroları herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin imzaladığını, ayrıca davacının 29.03.2011 tarihinde imzaladığı ibraname ile tüm alacak ve haklar bakımından şirketi gayrikabili rücu ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, ihbar tazminatı talebinin reddine, fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacıya ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.

Somut olayda; davacı son aylık ücretinin net 5.500,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı ise davacının ücretinin aylık brüt 3.000,00 TL olduğunu savunmuştur. Mahkeme, davacının ücretini net 5.500,00 TL olarak kabul ederek fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarına karar vermiştir. Dosya içerisinde davacı yanca inkar edilmeyen ve davacının el yazısıyla hazırlayıp imzaladığı 25/03/2011 tarihli belge bulunmaktadır.

Bu belgede davacı, aylık brüt ücretinin 3.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. Davacının davalı şirket bünyesinde yönetici sıfatıyla çalıştığı dikkate alındığında, iş akdinin feshedildiği tarihte böyle bir belgenin davalı yanca zorla, baskıyla ya da sair bir nedenle imzalatıldığı hususunun kabulü mümkün görülmemiştir.

Bu nedenle, davacının ücretinin aylık brüt 3.000,00 TL olarak kabulü gerekirken aylık net 5.500,00 TL olarak kabul edilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

3-Fazla çalışmanın uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır.

Somut olayda, fazla mesai ücretinin 3 yıllık bir süre için hesap edilmesine rağmen hakkın özünü etkileyecek şekilde %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması da hatalı olmuştur.

O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve daha düşük oranda bir indirim yapılmak üzere karar bozulmalıdır.

4-4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.

Yine, işçinin ihbar tazminatına hak kazanması için iş akdinin işveren tarafından haklı olmayan bir nedenle sona erdirilmiş olması gerekmektedir.

İşçinin işe iade davası açması durumunda, ihbar tazminatının ve izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinden 4857 sayılı Yasanın 59 uncu maddesi uyarınca izin ücreti ve ihbar tazminatı istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı ve ihbar tazminatı bu tarihte muaccel olur.

Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.

İşe iade davası sonunda işçinin işe başlatılmadığı tarihte iş sözleşmesi feshedilmiş sayıldığından, izin ücreti ve ihbar tazminatı hesabında işçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücret dikkate alınmalıdır.

İşverenin işçiyi işe başlatması durumunda, iş ilişkisi kesintisiz devam ettiğinden, kullandırılmayan izin ücretine ve ihbar tazminatına da hak kazanılması söz konusu olmaz.

Somut olayda; davacının 34 gün yıllık izne hak kazandığı kabul edilerek, 34 gün üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda yıllık izin alacağının kabulüne ve ihbar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir. İlk duruşmada getirtilmesine karar verilen Mahkeme'nin 2011/198 Esas sayılı işe iade dosyası incelenmeden feshe bağlı alacaklar olan ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı hakkında karar verilmesi hatalıdır.

5-Kabule göre de, davacı çalıştığı süre boyunca kullandırılmayan 33,5 gün yıllık izin ücreti alacağını talep etmesine karşın, bilirkişi 34 gün yıllık izin ücreti alacağı yönünden hesaplama yapmıştır. Mahkemece davacının talebi ile bağlı kalınarak sadece 33,5 günlük yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken talep aşılmak suretiyle 34 günlük yıllık izin ücreti alacağının kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8066, K. 2013/16550, 9 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8066
Karar No
2013/16550
Tarih
9 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/8066 K.2013/24651
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/8067 K.2013/24652
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/8068 K.2013/12389
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/8068 K.2013/8813
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/8068 K.2013/24653
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/8069 K.2013/24654

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.